Thomas Bernhard, Beton Kitabından Bir Bölüm

Dünya en korkunç savaşları onlara hükmedenlerin hayvan sevgisine borçludur.*

Öte yandan durumumuz ne olursa olsun yapmak istediğimiz şeyi yapmalıyız, yolculuk yapmak istiyorsak yolculuk yapmalıyız, en kötü durumda bile olsak aldırmamalıyız, hele ki en kötü durumdaysak hiç aldırmamalıyız, çünkü o zaman yolculuk yapsak da yapmasak da kaybolmuşuz demektir, istenen ve hiçbir şeyin özlenmediği gibi özlenen yolculuğu yapıp ölmek bu istek ve bu özlem içinde boğulup kalmaktan daha iyidir.

*

Herkes yolculuğa çıkarken çok giysi alma hatasını yapar ve deli gibi yük taşır, sonuçta biraz akıllı iseler o yerde hep aynı şeyi giyerler.

*

Sevdiğimiz bir insanı kaybettiğimizde, hiç değilse ona ait bir giysiyi, kaybettiğimiz kişinin kokusunu giyside aldığımız sürece tutarız ve gerçekten de kendi ölümümüze kadar tutarız, çünkü onun kokusunu bu giysinin bugüne taşıdığına inanırız her ne kadar çoktandır artık yalnızca bir hayal olsa da.

*

İnsanlar bana modaya uygun ya da o iğrenç sözcük modern yerine eski moda diyedursunlar. İnsanların ne düşündüğüne son derece az değer verdim, çünkü en sert biçimde kendi düşüncemle ilgili oldum hep ve bu yüzden insanların ne düşündüğüne ayıracak zamanım olmadı, bunlara aldırmadım, bugün de aldırmıyorum ve hiçbir zaman da aldırmayacağım. İnsanların ne söylediği beni ilgilendiriyor, ama her şeyden önce asla ciddiye alınamaz.

*

Hamalların soyu tükendi. Herkes istediği gibi kendi eşyasını taşısın. Dünya birkaç derece daha soğudu, kaç derece olduğunu tam olarak hesaplayacak değilim, insanlar çok daha merhametsiz ve saygısız oldular.

*

Herkes yaşamak ister, hiç kimse ölmek istemez, bunun dışında her şey yalandır.

*

Dehşetle tanık olduğum üzere insanlar sabah saat dokuzda gelip duşun altına girip tenis oynamaya koşuyorlar, düşüp ölüyorlar ve öğleden sonra saat ikide mezarlıkta oluyorlar.

*

…nerede gömüleceğim fark etmez diye düşünmüş olmama rağmen, burada gömülmek istemem diye düşündüm.

Gerçekten de biz bizden daha mutsuz olan bir insanın yanında hemen düzeliyoruz. Ve hastalığımız, hem de ölümcül hastalığımız bile bir anlam taşımıyor.

 

Thomas Bernhard
İZDİHAM

 

 

“İzdiham, 31. Sayısında kapağı okuyucuları istediği şekilde tamamlasınlar diye manşeti siz atın dedi.” İzdiham Dergisi’nin 31 sayısı müthiş bir içerikle okuyucusunun karşısına çıkıyor. Edebiyat dünyasında yeni bir çığır açan İzdiham’ı mutlaka okuyun. İçeriği ile göz kamaştıran İzdiham’ın 30. Sayısı okuyucusuna anlamı büyük, yıllarca saklanacak bir hediye de veriyor. Herkes, herkesle gerçekten selamlaşsın diye.
İzdiham dergisinin 31. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın