Tarık Tufan, Vedalaşma Ve Huzur Hakkı

Güler Zere’ye

Ölmeye yakınken insan, azalıyor ihtiyaçlar da kalp atışları gibi

Vedalaşmalar ve bir parça huzur, yol üstü lokantalarında çorbayla geçiştirilmiş öğünler

Huzur, kışın sığınılmış, camları buğulanmış bir yol üstü lokantası kadar sıcak

Büyük büyük kesilmiş, hafiften bayatlamaya yüz tutmuş doyurucu ekmekler, huzur

Huzur diyorum, ağzı nemlenmiş tuzluktan bir parça tuz dökebilme sevinci

Sahi senin ağzın nasıl oldu Güler, çok acıyor mu?

Dün gece uyudun mu mesela, evvelki gece, daha evvelki?

Ben kanseri bilirim babam da olmuştu, Faruk da

Kanseri bilirim, burnundan beslenen hastaları, kemoterapi sancılarını

Bilirim her sabah vurulması zaruri ithal iğneleri

Pahalı, az bulunan, çok umutla paketlenmiş ithal iğneler

Ecnebi diyor babam, ecnebi malları, ecnebi artistler, ecnebi filmleri

Burt Lançester, Körk Daglıs, Ceyn Fonda, Con Vayne, Sitiv Mak Kuin

Huzur işte, Aksaray Kristal’de, Yıldız’da bir film süresi babasıyla oturabilmesi çocuğun

İnsan ölmeye yakınken, kısalıyor uykular da cümleler gibi

Cümleler, otel odası yalnızlığı, sinemadan çıkar çıkmaz bastıran yağmur

Şehrin yağmur sonrası kararsızlığı

Sana uygun bir vedalaşma ve huzur hakkı arıyorum epeydir

Vakit alır bir vedalaşmaya başlasan benden söylemesi

Kimden başlasan eksik kalacak, eksik kalacak bir çizgi film kahramanı

Ödevlerine yardım ettiğin komşu çocuğu, suskun koğuş arkadaşı

Ne yaparsak eksik kalacak, dünden belli

SSK’mız eksik, masalımız, evraklarımız, taburcu belgemiz, infazımız

Eksik bir mezar taşı yazısı kadar garip, anlaşılmaz hayatımız

Bunu veda sayalım dilersen en havalısından, veda sayalım bunu

Sessiz, buruk, içten, sivil, mavi, ekmek kokulu, iyi demlenmiş

Yol üstü lokantalarında çorbayla geçiştirilmiş öğünlerin ardından

İkram edilen çay bardaklarının tabaklarında Prenses Farah’ın gülümsemesi

Sen önceden gidecek olursan bir yerlere tasalanma Güler, biz de geleceğiz

Kimbilir biraz huzur ve veda koyar bayramlık mendilin içine, öyle geliriz

 

 

Tarık Tufan

İZDİHAM

İzdiham'ın 37. sayısında Rainer Maria Rilke'nin vasiyetnamesi Sema Peltek'in çevirisiyle Tükçe'de ilk kez İzdiham'da yayımlanıyor. Müslüm Gürses’i kapağına taşıyan İzdiham Dergi’nin Ekim-Kasım sayısı; Meltem Gülname Kaynar’ın hazırladığı İzdiham Maarif Takvimi’yle başlıyor. Rilke’nin Vasiyetnamesi ilk kez Sema Peltek'in çevirisiyle Türkçe yayımlanırken Gökhan Özcan’ın kendine has bir tarzda yazdığı yazısıyla devam eden bu sayıda Gerard de Merval’in morg kaydına yer veriliyor. Erhan Tuncer köşesinde Yeşilçam Şiirlerinden oluşan bir yazı dizisine başlarken; birbirinden farklı üsluplarıyla dikkat çeken ve bu sayıda yer alan yazarlar: Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Çağatay Hakan Gürkan, Dilek Kartal, Faruk Aksoy, Furkan Güngör, Güray Süngü, Hakan Göksel, İbrahim Varelci, Melda Zirek, Muhammed Güleroğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Seda Nur Bilici, Talip Kurşun, Tuğba Karademir, Turan Karataş, Yasin Kara. Şiirleriyle: Bülent Parlak, Abdülhamit Güler, yer alırken; öyküleriyle: Arzu Özdemir, Emine Şimşek, Zeynep Kahraman Füzün; masalıyla: Meryem Ermeydan yer alıyor. Filmler ve Replikler köşesini Berat Karataş hazırladı. Etibar Hesenzade Şehriyar'ın biyografisini yazdığı, Arzu Özdemir'in de bir şiirini çevirdiği dergide: Enes Aras, Mercedes Kadir’i; Ferhat Toka, Cahit Zarifoğlu’nu; Özer Turan, Bakunin’i; Yunus Meşe, Kadı Burhanettin’i anlatıyor. Röportajlarda; Beyazıt Bestami dolarla, Hacı Ahmed Eriş oto tamircileriyle, Mustafa Toprak Ahmet Hamdi Tanpınar ile konuştu. izdiham dergisinin 37. sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.    

Bir Cevap Yazın