Tarık Taş, Elbet Bir Gün Buluşacağız

Ben Tarık, bunun hiç önemi yok. O kadar ki tek başıma bile oturacak yer bulamıyorum kendimde. Hava sıcak, otobüs kalabalık. Her şeyi biliyorum. Bu fena. Bu azcık açık çay. Veya sütlü kahve.

Elbet bir gün buluşacağız.

Ben Tarık bunun hiç önemi yok. Böyle bir sabah ışıklarda durmak gibi. Uzun yolda içilen bütün sigaraların mübah olması gibi. Ellerin de olmasa ne güzel olurdu hani. Şimdi, denizle aynı sıcaklıkta hava. Milli mücadele vardı bi zamanlar. Bir mesai saatine kaç kurşun düşer sahi.

Bu böyle yarım kalmayacak.

Ben Tarık bunun da hiç önemi yok. Geri bakan taş olsa, taş olarak doğar mıydım. Soru işareti yok. Saatte, kaç kilometre hızla gitse âşık olabilir bir at. Kusmak istiyorum lütfen. Avuçlarını aç

İkimizin de saçları ak..

Ben Tarık ve bu çok önemsiz. Dizel motor ne kadar güzelse sen de o kadar güzelsin sevgili kaplumbağa. Allahım bu dua. Tespih olup yayılsa samanyoluna. Topum nereye kaçsa orası stad olurdu. Müneccim bokunun tadı nasıl acaba.

Öyle durup bakışacağız.

Ben Tarık, bu ne kadar da saçma. Burası dünyada bir yer. Deniz ne garip. Su dolu. 3 gün ALLAHIM! nelere mâl oldu. Limiti dolmuş kredi kartı ne kadar üzgünse. Papatyaların rengi de ne öyle. Yemek yerken çok düşünemezsin bakma o gözlerle.

Ben son kez Tarık. Burası son kez dünya. Trenle beraber gidemediği için Haydar Paşa. Her gün dolma saran olmadığı için mutfakta. Aklı göbeğine inmiş bir Dünya da salata ne kadar yer kaplar. Soru işareti yok.

Zeki iki onluk var mı?

Tarık Taş

İzdiham

  İzdiham Dergisi, 34. Sayısında birbirinden nitelikli yazılar, Türk edebiyatında ilk kez yayınlanan belgeler; sinemada ilk kez gösterilen senaryolarla okuyucularına merhaba diyor. Siz de eğer İzdiham okurken dergiden yankılanan müziği duymak isterseniz İzdiham’ı kaçırmayın. Üstelik grafiker her şeyi anlatmışken. İzdiham 34. Sayıya buradan ulaşabilirsiniz.  

Bir Cevap Yazın