Takahama Kyoshi, Haikular

Takahama Kyoshi 1954 yılında ölen Japon edebiyatçı. İşte Kyoshi haikuları.

 

Şafak sökerken,

Kiraz çiçeklerine

Vurup geçer yağmurun sesi.

Çisil çisil yağan

Hoş yağmurda

Kiraz çiçekleri sarhoş.

Kiraz çiçeklerinde kaybolup

Çam ağacında ortaya çıkıverir

Yağmurun ipi.

Ezip geçmek

Zordur ya,

Dökülmüş kiraz çiçeklerini.

Bir yolcunun

Kiraz çiçeklerini döken rüzgarında,

Dönüp baktım arkama.

Ne büyük bir suç,

Kiraz çiçekleriyle kendinden geçmiyor,

Kyoto’nun bayanları.

Hem tapınak,

Hem dağ geçidi,

 

Çiçek bulutlarının üstünde şimdi.[1]

Kiraz çiçekleriyle sarılmış etrafı,

Şamisen çalan

Kör bir bayan.

Kiraz çiçeklerinin aydınlığında,

Konuşan bir papağan,

Kızıl köprünün tahtasında.

Göze çarpan,

Beyaz bir kiraz çiçeği,

 

Sake’nin sarhoşluğu.[2]

Bugünün kiraz çiçeklerine,

Dolunay takılı sanki.

Bir yaprağı

Eğleniyor uzakta,

Dökülen kiraz çiçeğinin.

Anıların ırmağından geçerken,

 

Yine kiraz çiçeği yağmuru.[3]

Dökülen kiraz çiçeklerini,

Durdurmanın bir anlamı

Yok ki.

Kiraz çiçeği ağacının tepesinde,

Bir görünüp bir kaybolan

Hangi kuş ki?

Kiraz çiçeği bulutu,

Uzaktaki bir tapınağı

Selamladım.

Akşam kirazı,

Bir işi var,

 

Bu küçük kağıt fenerin.[4]

Bu denizin dibinde,

Bir inci

Açıyor kiraz çiçeği.

Dağ kirazı,

Anılarım var

 

Eski bir dosta rastlamış gibi.[5]

Beyaz bulutların,

Geçip gittiği bir zirvede

Kiraz çiçekleri.

Gittiğim ufuğun,

Güneş batışında

Bir dağ kirazı.

Dağ kirazı işte,

Çıtır çıtır yanar

Sobam.

Dağın eteklerinde

Bir kiraz çiçeği,

Yabani otların içinde.

Akşam çökünce,

Işıklandırdım

Evimin kirazlarını.

Çam varsa,

Kiraz çiçeği bulutu da var.

İşte memleketim.

Kiraz çiçeği işte,

Kolumun üstüne

Telaşla dökülen de.

 

Takahama Kyoshi

İzdiham

İzdiham'ın 37. sayısında Rainer Maria Rilke'nin vasiyetnamesi Sema Peltek'in çevirisiyle Tükçe'de ilk kez İzdiham'da yayımlanıyor. Müslüm Gürses’i kapağına taşıyan İzdiham Dergi’nin Ekim-Kasım sayısı; Meltem Gülname Kaynar’ın hazırladığı İzdiham Maarif Takvimi’yle başlıyor. Rilke’nin Vasiyetnamesi ilk kez Sema Peltek'in çevirisiyle Türkçe yayımlanırken Gökhan Özcan’ın kendine has bir tarzda yazdığı yazısıyla devam eden bu sayıda Gerard de Merval’in morg kaydına yer veriliyor. Erhan Tuncer köşesinde Yeşilçam Şiirlerinden oluşan bir yazı dizisine başlarken; birbirinden farklı üsluplarıyla dikkat çeken ve bu sayıda yer alan yazarlar: Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Çağatay Hakan Gürkan, Dilek Kartal, Faruk Aksoy, Furkan Güngör, Güray Süngü, Hakan Göksel, İbrahim Varelci, Melda Zirek, Muhammed Güleroğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Seda Nur Bilici, Talip Kurşun, Tuğba Karademir, Turan Karataş, Yasin Kara. Şiirleriyle: Bülent Parlak, Abdülhamit Güler, yer alırken; öyküleriyle: Arzu Özdemir, Emine Şimşek, Zeynep Kahraman Füzün; masalıyla: Meryem Ermeydan yer alıyor. Filmler ve Replikler köşesini Berat Karataş hazırladı. Etibar Hesenzade Şehriyar'ın biyografisini yazdığı, Arzu Özdemir'in de bir şiirini çevirdiği dergide: Enes Aras, Mercedes Kadir’i; Ferhat Toka, Cahit Zarifoğlu’nu; Özer Turan, Bakunin’i; Yunus Meşe, Kadı Burhanettin’i anlatıyor. Röportajlarda; Beyazıt Bestami dolarla, Hacı Ahmed Eriş oto tamircileriyle, Mustafa Toprak Ahmet Hamdi Tanpınar ile konuştu. izdiham dergisinin 37. sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.    

Bir Cevap Yazın