Taha Ayar, Ahmet Haşim Beyin O Belde Şiiri İçin Remix

 

Taha Ayar, “her şey biraz körkütük her şey birazdır yatık”

 

 

 

Ve mehtaba sırt dönüp bir sırtlanla anlaştık
Bir kirli sarık marık bir fes ki fularla enfes
çeng ü çegane yetişir bir bozgun yanınsıra
Seni arraptan bozma türk şairi

Rap rap rap
Şarkılar söylerdik beraber
şarkılar tram tram tam tam
değmeye görsün saç telin kordan
çığlık ataraktan dört yandan
gram gram gram
dağdan iner tramvay
lambur lumbur lambur lumbur
kaç defa dedim nezahat
benle lanlu lunlu konuşma
ulan ulan ulan
elma yesek iyi gelir hummaya
iyi gelir gripin her türlü hülyaya
ya ya ya
göle maya çalam mı
ummana gark olam mı
sarkam mı aşağısına suratımdan sonra trompet
dam dam dam
gülü kevgire vur da seyret çıkan cümbüşü
haşa derime ten değmiş de zakkum örümceğe küf
hey gidinin kara kara evreni
kimden dul kalmış da kefareti bize düş
blump blump blumb
sanki gevur kaşuğuna biz bulgur doldurmaduk
sanki ekşi ayranı içip gezmedik hiç küs
gele gele geldik mi kıyısına bu var gidi varın
havar havar havar
çinko kölemen demirdöküm
kana kan dişe diş
üç al bir ödeş
anti depresanlarla geçti ömr-i azizim
aşk ile üç defa ahali
yaylalar yaylalar
alp er tunga mortu çekti mi
felek öcün aldı mı
ha hayfa ha Diyarbakır
ha Ankara ha Selanik
imdi yürek yırtılır
geçti bize gel deyip özü gölgelik gündüz
marş marş marş ileri
ne aşağ ne yukar ne orta ne vefa
ne dündendir içimde fırdır dönen silindir
hırlayan zaman bilmem ne nişanesi
adam mısın sen be
daha kağıt diyemeyon
kağıt kağnı kağan
dam üstünde revolver
dam üstünde saksağan
dam üstünde dam
onun üstünde dam
dam dam dam
elleşmeyin yakarım
kıpraşmayın gülerim
depreşmeyin gülerim
ben ne yapsanız gülerim
hah hah hah haaa
oysa kesinlikle hüzünlü
beni yolladı selam falan etmedi
önüne gelene ana avrat düz git
yedi vadiyi aş karanlık ve güz git
söğüt gölgesi mi belledin oğul sen dünyayı
dünyaya tarafımdan reverans eyle
dünyayı hor görgil
sorgıl nice daha cevrine eylicekmiş devam
gitgil gönlünü hoş tutmagıl
şart olsun ben de paraya pul dersem
sana taha dersem tahaya da kul dersem
iplik iplik olsun çürüsün de cesedi
kabrime çelenk bırank
bir de çaput bağla rengareng
medet um ruyanda seni bastıran ruyadan
um um um um
ama neden albayım
bize ter döktüren başkasının kolayındadır
bayım bayım albayım
neden sarpalaşan yol göze alınır
bir çocuk neresinden katledilse ölür değil mi albayım
big bang big gang ping pong yin yang
her şey biraz körkütük her şey birazdır yatık
biraz daha üstele mora falan çalar gök
ordan bize telgraf çek mektup yaz
okunaklı olsun gözlerinin civarı
şeriat tarikat marifet trafik
zaman diye bir şey uydurduktan beri
ya hep geç ya hep erken
ya zerdali ya fayton ya taksim ya vart
ya ben ya ben ya ben ya ben
ama zamanında uyanan bu memur taifesi
bu memur taifesi bu ifritli kalaba
nereye imza atcağını ezberlemiş kara kravat
ulan katip ulan hırt katip ulan gavat
ahvalımı İngilis maslahatgüzarına aynan böyle yaz
de ki ölüm güzeldi de ahrat olmayaydı
gibi şeyler yaz bir de dibinde kulağının
patlat bir gazel de bilsin biz de hani şeyiz
şey şey şey
dil-i naçarıma darbedilen bu iksle ben mukayyet
iks iks iks
yeni bir açmaz için kollarımı sarmala
bir eski sunağa değer bul beni
bir eski drahmi bir yeni sterlin
çivisini kim çakmış ki çıktı böyle destursuz
hey gidi ne günlerdi bıçağımızda koç başı
sun sun sun
ama albayım terhisimde kaç pare
kaç pare top atılsın
kaç defa demem gerek ki ahım
ki ahım yerde kalmasın
ah ah ah
bırak yerde kalsın
gözlerim bir de açık gideyim
bir son kerre şu denizi getirin
bakayım doya doya
son isteğimdir ha yerine getirile ivedi
belki kafama dang eder
dang dang dang
insan kırılganmış bir dalmış yok skandalmış
yok kanmış bir imkanmış
sıfır iki yüz on iki
yüz sıfır iki on tekrar iki
iki yüz on iki çift sıfır

sıfır sifer şifre şimendifer
ahan da bulduk kelimeyi gerisi şöyle olsun mısraın
şimendifer çuf şimendifer çuf
burda kadınlar ne ince ne saf ü leyli
şimendifer çuf şimendifer çuf
aradım gözlerinde hüznü of fakat hayfa
hayfa ki ne yeats buluverdi onu ne nefi
kıvırt be köçek kıvırt da gitsin melal
biz biz biz
metali anlamayan nesle aşina değiliz
oy heybesinde tavansız gökler taşıyan yar
bu muydu ahd ü peymanın
bu muydu paktın naton
beton karton jeton hatun
ay elinde mendille bize afra yapan yar
ah tafrası alengir ey saçları aşüfte
heykeli dikilesi karısın jerussalem

Taha Ayar

İzdiham

 

 

 

 

 

 

 

İzdiham Dergisi 32. Sayısında birbirinden güzel yazılar, şiirler, çıldırmalar, öyküler ve denemelerle okuyucusuyla buluşuyor. Kapakta viyolonsel çalan Vedran Smailovic.  Bosna yerle bir edilirken her enkaza smokinini giyerek ağıt yakan Vedran’ın iç burkan hikayesini okuyacaksınız. Arka kapakta ise saçlarını üfleyince tarak uzattığımız Naim Süleymanoğlu. İzdiham, unutulmaz bir sayı daha sunuyor. İzdiham Dergisi 32. Sayısına Buradan Ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın