Şeref Bilsel Yazıları

İbrahim Varelci, İnsan Yürümeden Varmak İsteyendir

  Adımlar ilerlerken gidilecek yer yaklaşmıyorsa, varıldıktan sonra  “olunacak”  bir yer kalmamış demektir. Yollar hep çıkmaza mı sürüklüyor bizi? Hakiki bir yolcu mu değiliz, yoksa yollar mı tükendi? Vaz mı geçtik artık her şeyden, kendimizden, sevgiden, aşktan? Neden bu kadar dermansız kaldık? Kendimize karşı bile elimiz kolumuz bağlı bir haldeyiz. Oysa …

Şeref Bilsel, Tuzruhu

Ölüyor şair! ağzında kırlar ve yıldızlarla bir ermeni tabutu kadar parlak korkular içinde dostları topuklarını ovuyor portakal kabuklarıyla kokusunu taşısın diye dünyanın resmî tören istemiyor bir galon sivil su yıkanmak için, pul pul dökülüyor yalnızlığı alkışlar arasında kanatlanırken ruhu, kimse görmüyor boynunda melek lekesi Herkesin ruhunda biraz tuz terk edilmiş …

Şeref Bilsel, Morduman

Bir gülün gölgesi düşmüş yüzüne Kötü gülün, zalim gülün, dar gülün Gel otur biraz yaşlanınca kalkarsın Yüzün biraz, sesin biraz, kal biraz Annenin elleriyle aynaları silersin Bir ahın gölgesi düşmüş yüzüne Derin ahın, yetim ahın, silahın Beni yalnız bir göl gibi düşünme Bir taşın gölgesi düşmüş sesine Kara taşın, boğuk …

Şeref Bilsel, Taşrada Hüznün Gölgesi Uzar

süslenip bir yangına gideriz seninle rüyanın gümüş kapısına… akşamın kadehi kırılır dizlerimizde evler, ağzında bir parça tabutla gelir ve başlar sıkıntı mermerde. süslenip bir yangına gideriz seninle dağlardan çalı çırpı toplayan sesimiz bayırların ve kanaviçelerin üstüne yemin eder. duvarda eski tüfekler, yanlış uzatılmış bir cumartesi gibi parklarda salkım saçak aşklar …

Şeref Bilsel, Topal ve Terazi

Ben bu sesten alındım bir şey düştü üstümden eğilip alınacak gibi değil tüy gibi döndüm kesildiğim kapıya sussam uzayıp gider papatyalar ve banyoda çatlayan fayans sesi… bütün camlar birer yanaşmadır acısını gözlerinden ayırmayanlara gömleğin sökülür diye eğilmedim sokağa taşarsam alt kattaki delirebilir …bu aralıkta çok alındım- kar gibi indim sevdiğim …