nurdal durmuş Yazıları

Nurdal Durmuş, Uyanınca Görülen Rüyalar Üzerine

Bekliyoruz! Mütemadiyen beklemekle geçiyor hayat. Birisini, ölümü, kıyameti, iyi olmayı ya da herhangi bir şeyi. … ama gelmiyor/sun ve geçmiyor!   Kırgınız! Bekle, gitme, yapma, etme, sabret, durma, sonra, sırası değil, başka zaman, üzülme, ağlama, bekleme, boş ver, bakarız, belki, diyenler yüzündendir kahrımız. Kirli hesaplar, kirli hayatlar, doymak bilmez iştah …

Nurdal Durmuş, Mevlana ilim adamı değil, kapital bir marka artık!

Ne olursan ol gel demedi aslında “Her şeyden önce insan ol, öyle gel” dedi, ama anlayamadık. Öylece destursuz girdik dergaha. “Hamdım, piştim, yandım” dedi ‘kamışlıktan koparılmış ney’in hikayesini anlattı yine anlayamadık. Eline eteğine yapıştık, postuna dergahına yapıştık ama O, elimize ilim tutuşturdukça, biz paraları kapıştık. Mevlana diye ‘pideci, lahmacuncu, etli …

Nurdal Durmuş, Bugün Cumartesi – 2

Bugün Cumartesi ve hayatımda önemli sayılabilecek yeni bir şey yok! Ofise geldim ve bir bardak çay eşliğinde Sting’in “Shape of My Heart” şarkısını dinliyorum. Cumartesi çalışmalarından nefret ediyorum. Uzun zamandır sinemaya gitmedim. Bilgelik taslamak için okuduğum kitapları da yazmayacağım. Ama en sevdiğim kitaplardan birinin Saint Exupéry’nin Küçük Prens’i olduğunu söyleyebilirim. …

Nurdal Durmuş, Aliya Sen Olmasaydın

Bir komutan tanıyorum: Dünyanın en büyük üçüncü ordusunun başındaki  Sırp komutanın “Öldürün, yakın, yıkın, katledin!” emirlerine karşı, “Savunmasız insanlara zulmetmeyin! Ancak halkın ordusu olduğumuzda ve insanlar bizden korkmadığında muzaffer olabiliriz. İnsanları tehdit eden bir ordu sefildir. Muzaffer olamaz!” emri veren bir komutan. Bir devrimci tanıyorum: “Bizler sadece özgürlüğü için savaşan …

Nurdal Durmuş, Eylülün Rengi Ölüm mü?

Eylül artık bütün gün benimle. Elimdeki kitapta, balkonda, yürüdüğüm yollarda, bulutların arasında… Gökyüzü, kuş, yağmur, rüzgâr… İlk aşk, ilk acı, ilk ayrılık… Beyaz zambak ve hüzün.

Nurdal Durmuş, Orada bir şey oldu: BOSNA

Avrupa’nın orta yerinde yaklaşık 312.000 kişi katledildi. Bunlardan yaklaşık 35.000’i çocuktu. 50.000 kadın tecavüze uğradı, 2 milyondan fazla insan evini terk etmek zorunda kaldı. Bosna resmi makamlarına göre 18.000 kişi hâlâ kayıp. Sırp ve Hırvat katliamının dehşetini iliklerimize kadar hissettiren o kahredici acının en önemli sembolü toplu mezarların sayısı ise …

Nurdal Durmuş, Bayrama yolunuzu gözleyenler soruyor: Gelecekler mi?

Nasıl devam ediyordu Beatles’ın şarkısı: “Ansızın gördüm ki o eski halimin yarısı bile değilim.” Annemden öğrendiğim ilk şey; kendimden büyüklere, öğretmenlere, yaşlılara her şartta ve her ortamda saygılı olmamdı. Her gördüğüm yaşlıyla selamlaşıp hal hatır sormak, hayat tecrübelerini dinlemek, öğretmenlerime hayatımın çıkmaz sokaklarında çıkar yol bulmamı sağlayan pek çok şeyi …

Nurdal Durmuş, İnsan ilişkilerinin insana öğrettikleri

RUH SAĞLIĞIMIZ İÇİN UZAK DURULACAKLAR LİSTESİ; 1- Siyaset 2- Haberler 3- Köşe Yazarları 4- Tartışma programları 5- Gazeteler 6- Troller 7- Din, mezhep ve cemaat tartışmaları 8- Mevki, makam sahibi olan eski dostlarınız 9-Yokluk, dostluk ve ölüm görmemiş insanlar

Nurdal Durmuş, Bugün Cumartesi

Bugün Cumartesi Bugün hiçbir şeyden daha hızlı yaşamamalı. Hayatla aramızı birkaç adım açmalı. Mesela bir şarkıya ikinci nakaratında eşlik etmeye baş­lamalı. Bir kitabı son cümlesi okuduğunda anlamalı. Bir film sonu tahmin edilmeden izlenmeli. Telefon kapatılıp bir meçhule yürünmeli. Cebe çakıl doldurup deniz taşlanmalı. “Şuraya yetişmek gibi bir derdim yok!” diyerek …

Nurdal Durmuş, Kitapsız entelektüellik!

İnsanız işte, en çok imkansızlık içinde ne kazandıysak o kıymetli oluyor. Emek, iş, hayat, okul, başarı, kariyer, maddi ve manevi daha birçok şey. Hepsi imkansızlıkla mücadele edilerek kavuşulduğunda anlamlı. Hepsi feda ettiklerimizin çokluğu kadar kıymetli ve tüketilmesi zor olan şeyler. Kitaplar da öyle. İnsan, sadece kitapların olduğu zamanları özlüyor. “İntihal” …