kandilli ilkokulu Yazıları

Mert Özden, Geri Dönen

yürüyen polis üniformaları var şapkalarında yıldızlar, keski ve barut sirenler kötüye delalet ediyor bulutlar; karmakarışık saçlarım yaya geçitleri kullanılmıyor şehir pranga bulutlar nezdinde eziliyor her şehir bir insandır venüs uzak denizlerime bakarken rabbim tarık bin ziyad oluveriyor yeni adım hakir, yıkık ve yeniden kundaklanmışım ah benim hayalcilik meselem ah bilseydim …

Can Yücel, Güzele

Dün gece senin küçücük elinle yalnız yattık Yalnız senin küçücük elinle yalnızlık Kandilli ilkokulu kadar kalabalık Zilleri çaldığında düşlerinin Sınıfların kapıları ardına kadar açık Gökyüzünün, denizin, toprağın, hayalle, emeğin Haklı sınıfları Belki de baskın korkusuyla vefasız, akıntıya atılan Kitaplar varya onlardan Öğrenmiş Marx’ı, gümüş balıkları Ve belki de onun için …