Hatice Ramazano Yazıları

Hatice Ramazano, Durmayan Kanamalar ve Şubat

evini sıcacık kucaklıyor bir kuş uçmaktan yorulan bir kuş diye fısıldıyorum babamın kulağına biliyor yine de yuvasına dönmeyi babam ırmaklar babam betonlar ve kötü adam kahkahaları babam karanlık ve babam kuyular kaplumbağalar gibiyiz! diye fısıldıyorum babamın kulağına sırtımızda taşıyoruz evimizi, içinde kederimizi babam yollar babam kabuslar ve geceleyin sokaklar babam …

Hatice Ramazano, Narine

şimdi kimbilir  neler anlatılır Narine’ye kulağına neler fısıldanır nasıl naz yapılır dizinin dibinde oturup Narine’nin soğuk bir kış gecesinde medet ummak gibi güneşten “sev  beni, Narine. sev. yanağınmışım gibi elin kolun ayağınmışım gibi sev.” bilmem ki hiç bilmem nasıldır yatakta uyuyuşu bir kuş gürültüsünden sırtını dönse  sabah olur yüzünü dönse …

Hatice Ramazano, Ulu Komik

at nalları şakağından vurabilir bir gün batıl olanı biz de bu sayede on iki yerimizden falan parçalanabilirsek ne âlâ renkli gözlülerin “maaşallah” demeyi unuttuğu her şey gibi nazar boncuğundan bir ev hediyesi, porselen bir matruşka bebeği gibi mesela gibilerle aramızda heyecan verici bir şeyler var bu sıra kendimin kardeşi olsam …

Hatice Ramazano, Kamelya Katonya

merhaba. ben Muhip beyin salonunun tam ortasındaki masayım. adım Katonya. şaka yapıyorum. elbette  bir adım yok. yalnızca masayım. su kadar yalınım. bazen de doluyum bir kucak kadar. Muhip beyle birlikte yaşıyoruz. her akşam saat beş gibi eve geliyor. paltosunu girişteki askıya asıyor, fötr şapkasını da. sonra lavaboya gidip elini yüzünü …