Birhan Keskin Yazıları

Birhan Keskin, Cinayet Kışı

Kendine kucak arayan gövde Kendini yok eden gövde Yitirdin kendini işte Artık ne yurt sana Ne varolabiliyorsun başka evde. Bu mum medeniyetinde Bu metal öznede Bu cam sözde Ne yurt sana dil Ne şölen yeterince. II Ben büyüdüm Akasyalar öldü Üzgünüm. Dışınız çok kalabalıktı Beni içinizdeki zindana attınızdı Olur ya …

Birhan Keskin, Arka Bahçe

Birbirine dolanan hayaller yumağıdır hayatımız kim karar verebilir birbirine dokunan taş ve su hakkında, kimin kimi ayakta tuttuğuna, ve günün aslında kumdan, tuzdan ve ışıktan oluşmadığına? boşlukları doldurduğumuzda belirecek hayatın anlamı, taşı ve suyu doğru yorumladığımızda, bir yarı öbür yarıyı anlayacak: olgunluk bize yaban meyvesi gibidir; gevşek ağızlarımıza dokunan zehir! …

Birhan Keskin, Ağrı

Birhan Keskin, şiirlerinde “izlek, susku, lirik” gibi saçmasapan kelimeler kullanmayan iyi şairlerden. Ağrı şiiri. O günden sonra kuracak güzel bir cümlem olmadı hiç dünya için. Rüyalarım tüller ve silahlardan bu yana sisli. Kıvrılıp giden dalgın bir yol, yolda eski bir taş, Limanda bağlı bir tekne, yosunlu bir halat gibi durdum. …

Birhan Keskin, Taş Parçaları

III Madem arkandan ağlamamı bile çok gördün bana Al bu taşlar senin olsun… O halde ve bundan böyle Bütün davullar vursun, telleri kopsun sazların boşluğa bağırsınlar, birlikte; Kan kusacağız. Kan kusacağız. Madem dünya bunca zalim Madem yakışmıyor kalbimize. Bütün davullar gümlesin Boşluktan gelen, boşluğu dolduranı Boşluğa böğüreni Vursunnnn. Bak! nasıl …

Birhan Keskin, Delilirikler

I Betonun hüznünden doğdum suyun isyanından güneşin kırılganlığına dokunup geliyorum. Sana söz yakışır, ağzını hazırla. Kırık bir şehir hikâyesinden doğdum, kırk meseleden bardaklar ve demli çaylara dokunup geliyorum. Sana söz yakışır, elma de. Aslı ve Astar’ı olmayan bir hikâyeden doğdum, karşı’lar ve balkonlardan korna seslerine karışıp geliyorum. Sana söz yakışır, …

Birhan Keskin, Eski Avluda

Bir çiçek açtığında Bir eski avluda Diyor ki; Çalıda sarı bir çiğdemim ben Ve senin çok eski cümlen. Sen otursan, gitmemiş ki! olsan Ben sana bir eski Endülüs avlusu İstersen serin bir Portofino getirsem Ya da Yedigöllerin yedisini birden. Bir çiçek açtığında Bir eski avluda Diyor ki; Her şey çok …

Birhan Keskin, Su

Konuşmam artık, ağır sözler söylemem bir düş için sabahları göğsüme sedeften bir çiçek işlerim Hiç bilmedim,konuştuklarımdan ne anladın, ormanın korkunçluğunu söyledim, ovanın serinliğini sustum, sen uzun bir uykuyu uyudun, ben düş gördüm Durmadan bir yoldan söz ettim: suyum ben, adımı unutmadım, dolanıp, bir gün yanına düştüğüm bir dağdan söz ettim; …