Atilla İlhan Yazıları

Şairlerin Kaleminden Sonbahar Şiirleri

Cemal Süreya, Eylül’dü Dalından kopan yaprakların Sararan yanlarına yazdım adını Sahte bir gülüşten ibarettin oysa. Ve hiç bilmedin ellerimin soğuğunu. Eylül’dü Di’li geçmiş bir zamandı yaşadığımız Adımlarımızın kısalığı bundandı Bundandı gözlerimin durgunluğu. Sarı sıcak cümlelerde sözün kadar yalan, Ellerin kadar ıssız, Sen kadar zamansız molalar veriyordum Ve çocuksu bir bencillikti …

Attilla İlhan, Pia

ne olur kim olduğunu bilsem pia’nın ellerini bir tutsam ölsem böyle uzak uzak seslenmese ben bir şehre geldiğim vakit o başka bir şehre gitmese otelleri bomboş bulmasam içlenip buzlu bir kadeh gibi buğulanıp buğulanıp durmasam ne olur sabaha karşı rıhtımda çocuklar pia’yı görseler bana haber salsalar bilsem içimi büsbütün yıldız …

Atilla İlhan, Mızıkacı Çocuk

Boynuna o yeşil fuları sarma çocuk Gece trenlerine binme kaybolursun, Sokaklarda mızıka çalma çocuk, vurulursun.Korkusu kalmış içimizde terkedilmiş çocukların, Yitik yüzlü fotoğraflar duruyor siyah-beyaz. Kırık bir vazo masanın ortasında, Yıkık dökük odada, Susuz ve çiçeksiz.. Tasını tarağını toplayıp gidiyor gökyüzü tepemiz…den, Korkusunu bırakıyor içimize, Karanlığını. Yalnızlık gibi bir şey düşüveriyor …