Süleyman Bozkurt, Sustukça

Sustukça daha çok şey göreceğimin farkındayım
Farkındayım en anlamsız bir bakışın
Aslında koca bir yüreği sunduğunu dünyaya
Dünya çok kalabalık dünya çok ıssız
Acısız geçilmiyor hiç bir nehirden
Çocuk olduğunu öğrenemeden ölüyor çocuklar
Bir ilkbahar sabahı uçaklar hiç susmuyor
Anneler uçak örmesini bilmez
Bunu bilmiyor işte hiç bir yabancı
Bir ilkbahar sabahı uçaklar hiç susmuyor
Herkes yere yatıp yaklaşıyor toprağa

Yüzlerini susarken görmeye alıştığımız siyah çocuklar bu dünyadaydı
Elleri karanlıkta kalmış siyah kadınlar da
Hepimiz zalimin kim olduğunu biliyorduk ama çaktırmıyorduk
Susunca mavi göğün büyüyeceğini zannediyorduk
Denizlerin yaklaşacağını bedenlerimize
Aslında boğuluyorduk ve içimiz rahattı ve dışımız kalabalık
Koro halinde boğulmak ölmekten sayılmazdı

İpliğini kendileri pazara çıkarıyordu bu çağın zalimleri
Biz o ipe un seriyorduk gözlerimiz boyunca
Her insan bir dünyadır, biz bunu yanlış anlıyorduk
Oysa karşı kaldırıma geçmek yetecekti ayaklarımıza

Süleyman Bozkurt

İZDİHAM

  İzdiham Dergisi, 34. Sayısında birbirinden nitelikli yazılar, Türk edebiyatında ilk kez yayınlanan belgeler; sinemada ilk kez gösterilen senaryolarla okuyucularına merhaba diyor. Siz de eğer İzdiham okurken dergiden yankılanan müziği duymak isterseniz İzdiham’ı kaçırmayın. Üstelik grafiker her şeyi anlatmışken. İzdiham 34. Sayıya buradan ulaşabilirsiniz.  

Bir Cevap Yazın