Suavi Kemal Yazgıç, Okur Defteri

OKUR DEFTERİ

Bütün bu yazdıklarımı bir okurun notları olarak görmeniz, değerlendirmeniz ve aklınıza/gönlünüze yatanı alıp sonra da unutmanızı dilerim. Uyguladıklarınız zaten sizindir ve kendinize mal etmişsinizdir. Sizin gönlünüze uymayan cümlelerim ise doğru bile olsalar faydasızdır. Neden mi böyle diyorum? Çünkü ben başkalarının tavsiyelerini aynı şekilde değerlendiriyorum.

ELİF HÜMEYRA AYDIN

Taze, dinamik bir anlatım yakalamayı ve bir atmosfer oluşturmayı başarmışsınız. Okur olarak öznenin gözünden ve zihninden dünyayı görmeyi/anlamayı/hissetmeyi başarıyoruz. Bunlar siizn yakaladığınız artılar. Bir öykücü kumaşı var sizde. Bunu inkar edemem. Ancak bunu vurguladıktan sonra bir dizi olumsuz cümle kurmak zorundayım. Anlatımdaki en önemli rahatsız edici yan zaman zaman yoğunlşana mışlı geçmiş zamanlar. Asıl mesele işe şu: Bu kadar okumuş/yazmış/duyarlı, yalnız ve bir türlü anlaşılamayan hikaye kahramanları bana yorgunluk vermeye başladı. Çünkü Oğuz Atay’ın kahramanlarının çeşitli dozlarda tekrar eden taklitleri gibi görünmeye başladılar bana. Merak ediyorum. Tamamen odunsu bir tipi üstelik antipatik göstermeden anlata bilir misiniz mesela? Okur olarak özne/yazar/anlatıcı paralelliğini kurmamıza imkan vermeyen hikayeler bekliyorum sizden.

İBRAHİM ASLANER

Toplumsal bir duyarlılığa işaret ediyor, sahiciliğe yöneliyorsun. Ancak dil ve üslubun sana engel oluyor. Bazı cümlelerin bir öyküden ziyade bir makaleden kopyalanıp buraya yapıştırılmış gibi. Bence aynı öyküleri, karakterleri daha farklı nasıl anlatabileceğini konusunda mesai vermelisin. Ne anlatacağın sorusuna verdiğin cevap takdire değer ancak bir de bunu nasıl anlatacağın sorusuna vereceğin cevapla taçlandırmalısın. Bunu da yaparsan günümüzde yazan pek çok yazarın önüne geçebilirsin.

FATMANUR ALTAŞ

Zeki ve duyarlı bir kalemin var. Diyalogları da güzel kuruyorsun. Bu diyalog meselesi mühim zira bu yıllarda okuduğum hikayelerde iyi diyalog bulmakta zorlanıyorum. Daha çok zihinsel monologlarla yürüyör öyküler. Çocukların birer karakter olarak iyi işlenmiş olduğunu söyleyebilirim. Münhasır kelimesi hikayeye uymamış. Yapıştırma bıyık gibi duruyor. Başka bir hikayede başka bir bağlamda biçilmiş kaftan gibi durabilir ama burada olmamış. Bu tarz detaylara dikkat etmek gerekiyor. Onun dışında öyküde güzel bir yolda ilerlediğini zannediyorum. Bol bol Refik Halit Karay, Osman Cemal Kaygılı ve Refi Cevat Ulunay okumanı tavsiye ederim.

MEHMET AKBURAK

Telgrag metni gibi çok RT alacak twitler gibi cümleleri art arda sıralamışsın. Bu da bir tercih. Ancak daha uzun soluklu, daha işlenmiş metinler yazmalı dikkatini tek tek cümlelere değil metnin bütünlüğüne vermelisin. Güzel cümlelerle, çarpıcı fikirlerle, göz kamaştırıcı esprilerle öykü güzel olmaz.

 

 

Suavi Kemal Yazgıç’a teşekkür ederiz.

İZDİHAM

 

 

“İzdiham, 31. Sayısında kapağı okuyucuları istediği şekilde tamamlasınlar diye manşeti siz atın dedi.” İzdiham Dergisi’nin 31 sayısı müthiş bir içerikle okuyucusunun karşısına çıkıyor. Edebiyat dünyasında yeni bir çığır açan İzdiham’ı mutlaka okuyun. İçeriği ile göz kamaştıran İzdiham’ın 30. Sayısı okuyucusuna anlamı büyük, yıllarca saklanacak bir hediye de veriyor. Herkes, herkesle gerçekten selamlaşsın diye.
İzdiham dergisinin 31. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın