Sohrap Sepehri, Aydınlık – Ben – Çiçek – Su

Bulut yok,
Rüzgâr yok.
Havuzun başındayım,
Balıkların sudaki izleri,
Aydınlık, ben, çiçek, su.
Yaşamın temiz buğday başağı.

Annem reyhan topluyor.
Peynir, reyhan, ekmek, bulutsuz gökyüzü,
Islak şebboylar.
Kurtuluş yakında: Avludaki çiçeklerin arasında.

Işık, bakır kâseyi okşuyor!
Yüksek duvara dayalı merdiven, sabahı yere indiriyor.
Bir tebessümün arkasında gizlidir her şey.
Zaman duvarının aralığından yüzün gözüküyor.

Bir şeyler var, bilmiyorum.
“Bir ot koparırsam öleceğim.”
Bunu biliyorum.

Zirveye doğru gidiyorum,
Kanat doluyum.
Zifiri karanlıkta yolu görüyorum,
Fener doluyum.
Işık ve kum doluyum,
Ağaç, yol, köprü, nehir dalga doluyum.
Yaprağın sudaki gölgesiyle doluyum.
“Ama ne kadar da yalnız içim.”

Sohrab Sepehri 
İZDİHAM
 

  İzdiham Dergisi, 34. Sayısında birbirinden nitelikli yazılar, Türk edebiyatında ilk kez yayınlanan belgeler; sinemada ilk kez gösterilen senaryolarla okuyucularına merhaba diyor. Siz de eğer İzdiham okurken dergiden yankılanan müziği duymak isterseniz İzdiham’ı kaçırmayın. Üstelik grafiker her şeyi anlatmışken. İzdiham 34. Sayıya buradan ulaşabilirsiniz.  

Bir Cevap Yazın