Sohrap Sepehri, Aydınlık – Ben – Çiçek – Su

Bulut yok,
Rüzgâr yok.
Havuzun başındayım,
Balıkların sudaki izleri,
Aydınlık, ben, çiçek, su.
Yaşamın temiz buğday başağı.

Annem reyhan topluyor.
Peynir, reyhan, ekmek, bulutsuz gökyüzü,
Islak şebboylar.
Kurtuluş yakında: Avludaki çiçeklerin arasında.

Işık, bakır kâseyi okşuyor!
Yüksek duvara dayalı merdiven, sabahı yere indiriyor.
Bir tebessümün arkasında gizlidir her şey.
Zaman duvarının aralığından yüzün gözüküyor.

Bir şeyler var, bilmiyorum.
“Bir ot koparırsam öleceğim.”
Bunu biliyorum.

Zirveye doğru gidiyorum,
Kanat doluyum.
Zifiri karanlıkta yolu görüyorum,
Fener doluyum.
Işık ve kum doluyum,
Ağaç, yol, köprü, nehir dalga doluyum.
Yaprağın sudaki gölgesiyle doluyum.
“Ama ne kadar da yalnız içim.”

Sohrab Sepehri 
İZDİHAM
 

“Biz yazılıya çalışmıştık, hayat bizi sözlü yaptı.” İzdiham Dergisi’nin 30 sayısı müthiş bir içerikle okuyucusunun karşısına çıkıyor. Edebiyat dünyasında yeni bir çığır açan İzdiham’ı mutlaka okuyun. İçeriği ile göz kamaştıran İzdiham’ın 30. Sayısı okuyucusuna anlamı büyük, yıllarca saklanacak bir hediye de veriyor. Herkes, herkesle gerçekten selamlaşsın diye. İzdiham Dergisi'nin 30. Sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın