Skl Hareketi Oylarını Satıyor

SKL Hareketi olarak oyumuzu satmaya karar verdik. Çünkü bizler oylarımızı satarak bir yıllık simit, peynir ve tea ihtiyacımızı karşılamayı düşünüyoruz. Dergimize kaynak bile oluşturabiliriz bu kararımız neticesinde.

 

SKL Hareketi Karar Alma ve Uygulamakta Sürekli Sıkıntı Çekme Komisyonu tarafından alınan karara göre yaklaşan yerel seçimler öncesinde:

 

bakın yaklaşıyor yaklaşmakta olan / bakın yaklaşıyor yaklaşmakta olan / bakın yaklaşıyor yaklaşmakta olan diyerek aldık bu kararı.  

 

 

Çünkü oyumuzu satıyoruz tıptan ümidimizi kestik.

Çünkü oyumuzu satıyoruz Allah’tan ümit kesilmez.

Çünkü oyumuzu satıyoruz sürekli uyumak ve hiç bir şekilde çalışmamak istiyoruz.

Çünkü biz karıncanın abartıldığını düşünüyoruz.

Çünkü yüz yıldan fazla zamandır ağustos böceğinin hakkı yendi.

Çünkü oyumuzu satıyoruz bizim bu dünyada ne işimiz var sorusuna bazı günler cevap veremiyoruz.

Çünkü oyumuzu satıyoruz bütün sistemler pistir. Güzel olan Allah’tır.

Çünkü oyumuzu satıyoruz bir derde düşmeden önce çocuklarımıza flüt alıyoruz.

Çünkü oyumuzu satıyoruz trafikte su satanlara bile güvenimiz yok.

Çünkü oyumuzu satıyoruz sineden başka bir yere çekemiyoruz. Zaten yerimiz de kalmadı.

Çünkü oyumuzu satıyoruz gitme be Berkan.

Çünkü oyumuzu satıyoruz gecenin bir yarısında kesme şeker biter.

Çünkü oyumuzu satıyoruz suşiye izin verilen bir ülkede oy da satılır.

Çünkü oyumuzu satıyoruz güle güle yuvarlanmamız gerek.

Çünkü oyumuzu satıyoruz Demirören Alışveriş Merkezi diye bir sevimsizlik abidesi var.

Çünkü oyumuzu satıyoruz Gülten’den bize bir nikah resmi kaldı.

Çünkü oyumuzu satıyoruz bilmedik ölüm bırakmadık.

Çünkü oyumuzu satıyoruz Temel Reis’in pazuları çok güzel ama vücut geliştirme salonları salakça.

Çünkü oyumuzu satıyoruz 30.000 TL partiler için çok az para; bizim bir yıllık peynir ve makarna paramız.

 

 

 

* Hangi parti, hangi aday bize 30.000 TL verirse 15 kişi ile birlikte oyumuzu o şahsa veya partiye vereceğiz. Sözümüz sözdür. Reklamını bile yaparız.

 

 

 

SKL Hareketi

Ya Bizim Efkârımız Ne Olacak

İZDİHAM

 

 

 

İzdiham'ın 37. sayısında Rainer Maria Rilke'nin vasiyetnamesi Sema Peltek'in çevirisiyle Tükçe'de ilk kez İzdiham'da yayımlanıyor. Müslüm Gürses’i kapağına taşıyan İzdiham Dergi’nin Ekim-Kasım sayısı; Meltem Gülname Kaynar’ın hazırladığı İzdiham Maarif Takvimi’yle başlıyor. Rilke’nin Vasiyetnamesi ilk kez Sema Peltek'in çevirisiyle Türkçe yayımlanırken Gökhan Özcan’ın kendine has bir tarzda yazdığı yazısıyla devam eden bu sayıda Gerard de Merval’in morg kaydına yer veriliyor. Erhan Tuncer köşesinde Yeşilçam Şiirlerinden oluşan bir yazı dizisine başlarken; birbirinden farklı üsluplarıyla dikkat çeken ve bu sayıda yer alan yazarlar: Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Çağatay Hakan Gürkan, Dilek Kartal, Faruk Aksoy, Furkan Güngör, Güray Süngü, Hakan Göksel, İbrahim Varelci, Melda Zirek, Muhammed Güleroğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Seda Nur Bilici, Talip Kurşun, Tuğba Karademir, Turan Karataş, Yasin Kara. Şiirleriyle: Bülent Parlak, Abdülhamit Güler, yer alırken; öyküleriyle: Arzu Özdemir, Emine Şimşek, Zeynep Kahraman Füzün; masalıyla: Meryem Ermeydan yer alıyor. Filmler ve Replikler köşesini Berat Karataş hazırladı. Etibar Hesenzade Şehriyar'ın biyografisini yazdığı, Arzu Özdemir'in de bir şiirini çevirdiği dergide: Enes Aras, Mercedes Kadir’i; Ferhat Toka, Cahit Zarifoğlu’nu; Özer Turan, Bakunin’i; Yunus Meşe, Kadı Burhanettin’i anlatıyor. Röportajlarda; Beyazıt Bestami dolarla, Hacı Ahmed Eriş oto tamircileriyle, Mustafa Toprak Ahmet Hamdi Tanpınar ile konuştu. izdiham dergisinin 37. sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.    

Bir Cevap Yazın