SKL Hareketi Haber, Harçlara Zam Yapılsın

Çağrı Oruk: 21 yaşında, 1.80 boyunda, 73 kg., doğum yeri Van, Uludağ Üniversitesi’nde okuyor, babası aşırı zengin.

 

Bilal Oruk: 17 yaşında, 1.70 boyunda, 66 kg., doğum yeri Van, Kırıkkale Üniversitesi hukuk fakültesini bu sene kazandı, babası aşırı zengin.

 

İkbal Geyik: 19 yaşında, 1.74 boyunda, 73 kg., doğum yeri Bounes Aires, Kırıkkale Üniversitesi hukuk fakültesi 3. sınıf öğrencisi, babası aşırı zengin.

 

ÖSYM’yi protesto eden 9 genç tutuklandı. Öğrenciler, harçları protesto ederken polisle karşılıklı güldükleri için gözaltına alındılar. (Basından)

 

Birkaç ay sonra: Başbakan harçların kaldırılacağını dile getirdi. (Basından)

 

Birkaç aydan sonraki birkaç hafta sonra: İkinci öğretim harçlarının değil sadece gündüz öğrencilerinin harçlarının kaldırılacağı öğrenildi. (Şakacılık) 

 

Şimdi: Harçlarla yakından ilgilenen üç genç SKL Hareketi’ne katıldı.

 

Bu akşam saatlerinde elektronik posta kutumuza düşen bir mektup içimizi acıttı. İki kardeş + bir yeğenden okuyan ve babaları aşırı zengin üç gencin SKL Hareketi’ne yolladığı mektup hem okuyanları hem de dinleyenleri derin düşüncelere daldırdı. Edebiyat dergisi üzerinde karpuz yerken okuduğumuz mektup aynen şöyle başlıyor.

 

Kıymetli SKL Hareketi

 

    Miami, Amerika

 

Bizler babası aşırı zengin üç genciz. Çağrı ve Bilal Oruk olarak iki kardeşiz. Yeğenimiz İkbal Geyik ise üvey yeğenimiz. Bu mektubu sadece ve sadece facebooka fotoğraf çektirip koymak için gittiğimiz Miami’nin kumlarla kaplı sahillerinden yazıyoruz.

 

Babalarımız çok ama çok ama çok zengin olduğu için her yıl yabancı ülkelere turizme destek olmak için gideriz. Geçen ay Çorum’a gitmeye niyentlenmemize rağmen yanlışlıkla Kosova yaylalarına gittik. Bu ay pişmanlığımız telafi etmek için ise Miami’ye kaçak yollardan girdik. Kaçakları taşıyan gemide herkes zenci kökenli olduğu için yüzümü karaya boyamıştık. Gemi kaptanımız bizim bu jestimize karşılık Miami’e getirip bıraktı. “Siz takılın gençler, ben dönüşte sizi alırım.” dedi. Zenci insanları Çukurova’ya bırakıp geleceğini söyledi. Sahilde kaçak gemiyi beklerken bu satırları kaleme aldık. Bir yandan Elif Şafak’ın Aşk adlı romanını sekiz kere okuyoruz. Sahilde Elif Şafak okuyanlar zayıflıyormuş. Öyle dedi zencilerden biri.

 

Tatil yaptığımız sahilde Vodafone’a kayıtlı böyle bir abone bulunmadığı için Turkcell’den 3G bağlantısı ile ülkemizdeki gelişmeleri takip ediyoruz. Ülkemizi çok özlüyoruz. Çünkü özlüyoruz. Ama bizi en fazla üzen şey harçların kaldırılması oldu. Bizler zenginliğe inanan gençleriz. Babamızın aşırı parasını bugüne kadar bol bol ve görgüsüz bir şekilde harcadık. Okuduğumuz üniversitede öğrenciler açlıktan sürekli makarna yerken bizler kebap bile yiyorduk. Çünkü bizim paramız ve kroluğun ancak parayla anlam bulduğuna inanıyoruz. Para olmasa kroluğun bile anlamı kalmıyor. Özellikle İkbal içimizdeki en görgüsüz olanımız. Şükürler olsun ki bu hal hepimizde var. Babamız bizi arkadaşlarına gösterirken “en fazla para harcayan Çağrı!” dedikçe yüzü gülüyor. Öyle mutlu oluyor ki kerata! Onun baba mı, kro mu olduğu henüz belli değil. Babamızın 98 model mercedesi var. Egzost çok ses çıkarsın diye trafikte borusuna birşeyler taktırdı. Biz de aynısını yapacağız Allah’ın izniyle. O ses var ya o egzost sesi! Hani herkes arabanın ardından bakıyor ya akşam kaç kişi baktı, onu sayıyoruz.

 

Harçlar maalesef I. öğretimde kalktı. Şimdi II. öğretimdeki kendini bilmez ve fakir öğrenciler kandırıldıklarını anlayınca gösteri yapmaya başlamışlar. Bizler bu durumdan sahiden çok rahatsızız. Her dönem bizden istenen parayı beş-altı defa yatırdığımız oldu bugüne kadar.  Bankada çalışan veznedarlar, parayı daha önce yatırdığımızı söyleyince iptal ettirip tekrar tekrar yatırdığımız oluyor. Bilal bu sene ilk kez harç parası yatıracağı için çok mutlu. Vakıflar Bankası Ümraniye Şube Müdürü Cemalettin Toskay Bey babamızın yakını olduğu için şu ana kadar 3 kez yatırdı parayı. Banka müdürünü mutlu etmek her kula nasip olmaz. İnşaallah yani.

 

Günde öğrenci olmamıza rağmen kişi başı 5.165 dolar harcadığımız Miami’de ağzımızın tadı tuzu kaçtı. Bizler II. öğretimi özellikle yazdık. Çünkü II. öğretimde hem daha fazla para harcıyoruz, hem de daha fazla para harcama imkânına sahibiz. Arkadaşlarımız ile aramızda ders notları anlamında bir fark var, bizler genelde D alıyoruz ama onların da parası olmadığı için bize muhtaç oluyorlar. Onları sürüm sürüm sürünürken görmek bizi mutlu ediyor. Bunun her zaman böyle devam etmesi için kıldığımız cuma namazında dua bile ettik. Onların bizden eksiği olmalı. Para bu ayrıcalığı bize her zaman verdi.

 

Bizim SKL Hareketi’nden istediğimiz şu: Tanıdık bir başbakan varsa söyleyin harçları kaldırmasın, aksine zam yapsın. Tamam, I. öğretimde  harçlar kaldırılarak bir hata edildi. Bari II. öğretimde bizim gibi parası bol öğrencileri mağdur etmesinler. Hepinize selamlar.

 

 

   Miami, USA                                                    Çağrı – İkbal – Bilal (İki kardeş+ yeğen)    

 

 

 

SKL Hareketi

Ya Bizim Efkârımız Ne Olacak?

 

İzdiham Dergisinin 29. sayısı çıktı.  İzdiham 29. Sayısını hiçbir şey için okumayacaksanız bile 00.05.1965 tarihinde Elazığ Akıl Hastanesi’nde yatan Urfalı bir hastanın Allah’a yazdığı mektup için okuyun!   İzdiham 29. sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın