Şeref Bilsel, Taşrada Hüznün Gölgesi Uzar

süslenip bir yangına gideriz seninle
rüyanın gümüş kapısına…
akşamın kadehi kırılır dizlerimizde
evler, ağzında bir parça tabutla gelir
ve başlar sıkıntı mermerde.
süslenip bir yangına gideriz seninle
dağlardan çalı çırpı toplayan sesimiz
bayırların ve kanaviçelerin üstüne
yemin eder.
duvarda eski tüfekler,
yanlış uzatılmış bir cumartesi gibi
parklarda salkım saçak aşklar
ve kadınlar ses altında,
yüklü gözlerle bakar dallara
kar yağar iğnelerin ucuna
kapıların ve gözlerimizin arkasını eskiten
kar yağar, ırmaklar lekelenir.
yokuşun dibinde kılıçlar ıslanır,
testiler kırık
terk edilmiş köyler gibi üstümüz
ve akşamın kanatlarında hıçkırık.

süslenip bir yangına gideriz seninle
dalgın bir sahur vakti kalır bizden
kalbimizi yoklayan bu zâlim merhamet
bu çiçekleri kurumayan perdeler
nicedir camlar açıklansın diye bekler

süslenip bir yangına gideriz seninle
buğudan bir göl kıyısı kalır bizden
yine de ip atlar çocuklar
dünyanın üstünde
göğümüzdeki haritalar düşsün diye
kül oluyor gittikçe trenler.

 

 

Şeref Bilsel
İZDİHAM

 

 

İzdiham Dergisi 32. Sayısında birbirinden güzel yazılar, şiirler, çıldırmalar, öyküler ve denemelerle okuyucusuyla buluşuyor. Kapakta viyolonsel çalan Vedran Smailovic.  Bosna yerle bir edilirken her enkaza smokinini giyerek ağıt yakan Vedran’ın iç burkan hikayesini okuyacaksınız. Arka kapakta ise saçlarını üfleyince tarak uzattığımız Naim Süleymanoğlu. İzdiham, unutulmaz bir sayı daha sunuyor. İzdiham Dergisi 32. Sayısına Buradan Ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın