Serbülent Alkan, Ramazanın Düşündürdükleri

İnsan neden Ömer Döngeloğlu olur ki? Herkese iyi bayramlar. Çocuklara para verin bir de…

Ortaokuldan itibaren görmüşüzdür tarih derslerinde ; Türkler 900’lü 1000’li yıllarda müslüman olmaya başladılar ve Karahanlılar ile Gazneliler ilk Müslüman Türk devletleridir.

Yani yaklaşık bin sene olmuş biz müslüman olalı.

Henüz tamamladığımız 2012 yılı Ramazan ayı sebebiyle ekranlarda, hemen hemen tüm kanallarda İslam ilmihali içerikli programlara, sohbetlere rastladık.

Bu programlarda şunu farkettik ki, hala 1000 yıl önce din hocalarına sorduğumuz soruları aynen sormaya devam ediyoruz.

“Sarhoş olmasak da, içki yine haram mı?”
“Hocam, sakız çiğnemek orucu bozar mı ?“ , ,
“Namazı 5 vakit kılmak şart mı ?”,
“Faizin her türlüsü mü haram ?”
“Ayet ile hadisin farkı nedir? “…vs.

Sadece televizyonlarda oluyor gibi olayı marjianlleştirmeyelim; aslında hepimizin ailesinde, sülalesinde, arkadaş çevresinde bu gibi sorular soran insanlar olduğuna eminim

Yani, adeta daha yeni müslüman oluyor gibiyiz.Sanki hep aynı aşamada kalmış, bir adım ileri gidememişiz

Bu ülke toplumu da öyle böyle değildir; Her dönem yapılan tüm anketlerde “kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz?” sorusuna , en yüksek cevabı “Türküm” ve “Müslümanım” şeklinde veren bir toplumdur.

Peki neden böyle ?

Soruları soruyoruz ama önemsemiyor muyuz ?

Sorduğumuz soruların cevaplarını mı dinlemiyoruz?

Yoksa bu sorulara cevap veren kişilerin yaklaşımında mı sıkıntı var?

Veya da biz zaten her konuda mı böyleyiz ?

Eskiden böyle değildik te, sonradan mı böyle olduk?

Cevapları ben de bilmiyorum.

Sosyologlar bu konuya da eğilse hiç fena olmaz.

Herkese iyi bayramlar…

 

Serbülent Alkan

İzdiham

İzdiham'ın 37. sayısında Rainer Maria Rilke'nin vasiyetnamesi Sema Peltek'in çevirisiyle Tükçe'de ilk kez İzdiham'da yayımlanıyor. Müslüm Gürses’i kapağına taşıyan İzdiham Dergi’nin Ekim-Kasım sayısı; Meltem Gülname Kaynar’ın hazırladığı İzdiham Maarif Takvimi’yle başlıyor. Rilke’nin Vasiyetnamesi ilk kez Sema Peltek'in çevirisiyle Türkçe yayımlanırken Gökhan Özcan’ın kendine has bir tarzda yazdığı yazısıyla devam eden bu sayıda Gerard de Merval’in morg kaydına yer veriliyor. Erhan Tuncer köşesinde Yeşilçam Şiirlerinden oluşan bir yazı dizisine başlarken; birbirinden farklı üsluplarıyla dikkat çeken ve bu sayıda yer alan yazarlar: Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Çağatay Hakan Gürkan, Dilek Kartal, Faruk Aksoy, Furkan Güngör, Güray Süngü, Hakan Göksel, İbrahim Varelci, Melda Zirek, Muhammed Güleroğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Seda Nur Bilici, Talip Kurşun, Tuğba Karademir, Turan Karataş, Yasin Kara. Şiirleriyle: Bülent Parlak, Abdülhamit Güler, yer alırken; öyküleriyle: Arzu Özdemir, Emine Şimşek, Zeynep Kahraman Füzün; masalıyla: Meryem Ermeydan yer alıyor. Filmler ve Replikler köşesini Berat Karataş hazırladı. Etibar Hesenzade Şehriyar'ın biyografisini yazdığı, Arzu Özdemir'in de bir şiirini çevirdiği dergide: Enes Aras, Mercedes Kadir’i; Ferhat Toka, Cahit Zarifoğlu’nu; Özer Turan, Bakunin’i; Yunus Meşe, Kadı Burhanettin’i anlatıyor. Röportajlarda; Beyazıt Bestami dolarla, Hacı Ahmed Eriş oto tamircileriyle, Mustafa Toprak Ahmet Hamdi Tanpınar ile konuştu. izdiham dergisinin 37. sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.    

Bir Cevap Yazın