Selman Urluca, Benimle Evlenir misin?

Tam gülecekti ki otobüs geldi.

Ve işte her şeyi sana göre ayarladım. Saatimi sana kurdum, saçlarımı sevdiğin gibi taradım, bunu öğrenmem kolay olmadı ama asla açıklamayacağım. Şimdi çıktım evden güneş yine batıdan doğacak bu sabah, çünkü sana geliyorum. Çantamda en sevdiğin çikolata var üstelik 50 kuruş değil. En çok sevdiğin renklerden kombin yapıyorum kendime. He unutmadan sevgilim, bıyıklarıma fön çektim öyle çıktım.

Aklımdan yine hakim olamadığım düşünceler geçip gidiyordu. Hukuk fakültesini bırakmak zorunda kalmasaydım belki de olabilirdim. Sahi yine konu ile alakası yok ama hep merak etmişimdir cellatlar da hukuk fakültesi mezunları mı yoksa ahırda mı eğitiliyor ? Neyse boş verelim şimdi bunları, kendimize dönelim. Sana bu defa çok büyük bir sürprizim olacak. Öğrendiğinde gözlerin fal taşı gibi açılıp, hayretler içerisinde kalacaksın, belki de biraz abarttım normal de karşılayabilirsin. Dilim varmıyor ama anlam veremeyebilirsin bile. Haberin yok ancak evlenmemize ramak kaldı. Sen şimdiden kendini hazırla. Kendini diyorum, çeyize ıvıra zıvıra hiç gerek yok. Adetlerine bağlı biri değilim ben. Zaten birçoğu da saçma sapan şeyler. Meraklı konu komşu gelip bohçadan ne çıktı, çorabın markası ne, terliği pofuduk mu bakacak diye hiç uğraşamam. Ben o örnek gösterilen komşunun oğlu değilim, o yüzden kimse de gelmez. Sen gel yeter.

Çeşit çeşit evlenme teklifleri var biliyorsun. İşte turistlere kelime kelime okutulan cümleler, köprüye tutulan lazer, pankarta yazılan teklif, gazeteye verilen ilan, bilbordlara reklam, şarkılar falan filan. Çok zengin olsam sana çok taşlı bir yüzük alabilirdim diye fakir edebiyatı da yapmayacağım. Soru sözcüğüne benzerlik gösterse de aslında alakası yok; benimle evlenir mişsin.? Sonuna hangi noktalama işareti gelmeli bilmiyorum. Şaka takısı gibi dursa da mişsin aslında cevabı içinde bulunan bir soru. Cevap hakkın yok çünkü evleneceksin. Tüm gelin yakını bekar kızlara rüşvet verdim atılan çiçekleri yalnızca sen tutabil diye, gelin ayakkabıları tasarlayan firmalarla anlaştım, şimdi tüm ayakkabıların altında fabrika çıkışlı yazıyor adın. Nişan yüzüklerinden kesilen kurdelelerden topladım salon salon gezip, hepsini verdiğim hediyelerin içine gizleyerek ulaştırdım sana. Şimdi son defa söylüyorum sana; Benimle evlenir mişsin.? Ne gülerdik ama.

 

Selman Urluca

İZDİHAM

 

İzdiham Dergisinin 29. sayısı çıktı.  İzdiham 29. Sayısını hiçbir şey için okumayacaksanız bile 00.05.1965 tarihinde Elazığ Akıl Hastanesi’nde yatan Urfalı bir hastanın Allah’a yazdığı mektup için okuyun!   İzdiham 29. sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın