Selah Özakın, Ocak Ayında İşlenen Otel Cinayetleri

tam temmuz güneşine hasretim kabarmışken
ayın uzak soğukluğu gibi dokunuyorsun alnıma
sanki bir ayrılık şarkısı söyler gibisin
buzdan bir gerdanlık gibi
üstüme titriyor gökyüzü
yoksun
bu yüzden çaresizim
uzatıyorum boynumu
usulca sırtlanıyorum çatlak dudaklarını
giderken önce attığın sağ adımını
ağlamaktan kızarmış göz pınarlarını
olağan dışı hallerin sorunlu kıldığı iç karartmalarını
gidişinin bıraktığı boşluğun geometrik büyüme kuramını
sonra bir de damarlarımı Filistin askısına geren yokluğunu
ve zaten en çok da onu yıkıyorsun üstüme
tıpkı örgütlü bir günah gibi
giydiriyorsun bana
odamın kapısını çarpıp çıkarken unuttuğun adını

çok zayıf düştüm senden sonra biliyor musun
saçma sayılabilir ama
okul çocuklarından öğreniyorum artık
çarpım tablosundaki keskin sonuçları
yeri gelince soruyorum onlara
kaç şair öldürüldü ocak ayında
kaç gazeteci
kaç yazar
kaç bilimci
kaç güzel insan katledildi bu vakte kadar
kaç ve saire
söylemiyorlar
çünkü yok saymışlar o ölenleri
ders kitaplarına yazmamışlar bu ayda işlenen cinayetleri
kirli kandan beslenen
ırzı
kendi soydaşlarınca kırılmış iktidar sahipleri

 

Selah Özakın

İzdiham

 

 

“Biz yazılıya çalışmıştık, hayat bizi sözlü yaptı.” İzdiham Dergisi’nin 30 sayısı müthiş bir içerikle okuyucusunun karşısına çıkıyor. Edebiyat dünyasında yeni bir çığır açan İzdiham’ı mutlaka okuyun. İçeriği ile göz kamaştıran İzdiham’ın 30. Sayısı okuyucusuna anlamı büyük, yıllarca saklanacak bir hediye de veriyor. Herkes, herkesle gerçekten selamlaşsın diye. İzdiham Dergisi'nin 30. Sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın