Seda Nur Bilici, Katil ile Selfie Çekmenin Psikolojisi

İnternetin çok hızlı bir şekilde yayılması her şeyden hemen haberdar olma şansımızı artırdı. Hatta yalnızca haberdar olmayıp aynı zamanda kendimizden haber verebilme imkanı da bulduk. Teknolojideki bu büyük devrim bütün iletişim imkanlarını parmaklarımızın ucuna getirirken artık görünür olmak için ünlü biri olmaya, haber değeri taşıyan bir olayın içinde bulunmaya ya da başarılı bir iş yapmaya ihtiyaç kalmadı.

Bir iki antika eşya fotoğrafının üzerine yazılan afili sözler yüzlerce like ifade etmekte. Ağzı yüzü yamultarak yapılan özçekimler sosyal medya hesaplarının en fazla ses getiren olayı. Etrafta fotoğraf çekmek için kedi, köpek, ağaç, kuş bitince insanlar evlerindeki buzdolaplarıyla selfie çekinmek durumunda kaldı. Hatta yalnızca buzdolabıyla fotoğraf çekinmek zorunda kalmayıp dolapla karıştırılmamak için hangi tarafta duranın kendisi olduğunu söyleme ihtiyacı hissetti. İşler karmaşıklaşmaya devam ederken insanların da göz önünde olma istekleri önüne geçilemez bir hal aldı.

Maslow hiyerarşisinin üçüncü basamağındaki ait olma, sevilme, kabul görme ihtiyacının bir tezahürü olarak sosyal medya çılgınlığı önü alınmaz bir hal almaya başladı. Biraz daha beğenilmek biraz fazla bahsedilmek uğruna gerçek yaşantıda yarısına bile kalkışılmayacak büyüklükte sözler edilmeye başlandı. Karşındakiyle yemek yemekten daha önemli bir şeydi artık yediğini paylaşıp beğeni toplamak. 

Toplumumuz bir türlü doyuramadığı beğenilme, sevilme, bahsedilme ihtiyacını hunharca doyurmaya çalışırken etrafta bir seri katilin dolaştığı haberi yayılmaya başladı. Artık Amerikan filmlerine konu olan o sıra dışı tiplerden birine bizim ülkemiz de sahipti. Aslında insanlar içten içe bu durumla gurur duyuyordu. Sonuçta seri katil olmak için üstün bir zeka gerekliydi. Yani seri katil ülkemizin zeka seviyesindeki oranı artırıyordu.

Bilimsel kaynaklarda bir suçlunun seri katil olarak tanımlanabilmesi için kurbanlarını aynı ritüel ve araçlarla öldürmesinin gerekliliği vurgulanır. Fakat toplumumuz tarafından rastgele yöntemlerle suç işleyen bu katile seri katil demek daha afili geliyordu. Ortada seriliği ile ilgili üç insanı öldürmekten başka bir ispatı olmayan sıradan normal bir katil büyük bir coşkuyla yakalandı.

Suça yatkın bireyleri seri katil olmaya özendirecek şekilde katile paye veren insanımız görünür olabilmek için yeni bir fırsat daha yakalamıştı. Türkiye’nin gündemine ne şartla ne şekilde düştüğüne hiç bakmadıkları katil ile selfie çekip paylaşarak biraz daha ‘like’ biraz daha takipçi biraz daha arkadaş kazanırken bulduk kendimizi. Katil ülkenin en görünür insanıydı bu görünürlükten pay almak katilin yanında yer aldığını ispatlayarak paylaşım yapmak, yaptığı paylaşım sayesinde kendisini de görünür kılmak insanlarımıza düştü.

Seda Nur Bilici, Psikolog, yazar

İZDİHAM

İzdiham 27. Sayısına ulaştı. Bu sayıda Mustafa Kutlu, Gökhan Özcan, Bülent Parlak, Ali Ayçil, Fatma Şengil Süzer, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Yasin Kara, Çağatay Hakan Gürkan, Nurdal Durmuş, Dilek Kartal, Onur Bayrak, Eda Tezcan, Seda Nur Bilici, Zeliha Yurdaer, Hakkı Özdemir, Feyza Özcan, İbrahim Varelci, Mustafa Toprak, Muhammed Palewi, Özer Turan, Halil Kurbetoğlu, Yunus Meşe, Mazlum Mengüç, Ferhat Toka, Mücahide Orak, Mücahit Gündoğdu, Kevser Tekin, Elif Atasoy, Hatice Çay ve Yağız Gönüler yer alıyor. İzdiham hepimiz ölecek yaştayız demeye devam ediyor. İzdiham dergisinin 27. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: