Şair, simit sat onurlu yaşa!

Akbank Sanat binasında düzenlenen “Edebiyat Buluşması” etkinliğine katılan Küçük İskender, Yekta Kopan, Buket Uzuner, Kaos Çocuk Parkı üyeleri tarafından boykot edildi.
Yapılan açıklamayı aynen yayınlıyoruz:

”Sanat sanat için midir, halk için midir? sorunsalına ek olarak üçüncü bir seçenek akla getiriliyor; yoksa sanat tekelci sermaye için midir? Elbette bu ne bir ilk, ne de tek olandır. Biz bu topraklarda sermaye yandaşlığı yapan birçok ‘sanatçıya’ denk geldik ve denk gelmeye devam ediyoruz. Ancak bir ayrım yapma zamanı geldi de, geçti bile. Kimin sermayenin sanatçısı olduğunun teşhir edilmesi ve bu kişilerin halkın değerlerinden uzak tutulması gerekmektedir.

Bugün burada halkı soyan Akbank bünyesinde, kendilerine anarşist, sosyalist diyen kişiler beslenmektedir. Halkı soyan bankalar anarşist ya da sosyalist sanatçıları nasıl besleyebilir? Bunun kabul edilebilir hiçbir yanı yoktur. Bu halkın, cellatlarıyla işbirliği yapan sanatçılara ihtiyacı yoktur.

Bir yandan popülerizme karşı tutumlar takınan bu kişiler, diğer yandan kendi popüleritelerini ayyuka çıkarmışlardır. Edebiyat dünyası içerisinde kendilerini bir otorite haline getirmişlerdir. Bu otoriteyi kullanarak edebiyat dünyasına şair-yazar atayacak kadar çirkinleşmişlerdir. Böylesi bir otoriteyi ancak sermayenin gücü ile sağlayabileceklerini bildikleri için de, sermaye yalakalıklarına bugün burada devam etmektedirler.

Elbette bizler tekelci sermayenin şair-yazarlarını muhatap alacak, onları eleştirecek değiliz. Ancak bu kişilerin ikiyüzlülükleri, kendilerini anarşist, sosyalist olarak tanımlarken bunları yapmaları, bizler için teşhir edilmesi gereken bir konudur. Onların maskelerini düşürmek bu anlamda zorunludur. Bu sorumluluk aynı zamanda, sermaye ile uzlaşmayan tüm çevrelerin sorumluluğudur. Halkın değerlerini kullanarak sermaye şair-yazarlığı yapan kişiler tecrit edilmelidirler.

Küçük İskender’in 2013 yılında yayımlanan “Ali” isminde bir kitabı var. Gezi şehidi olan Ali İsmail Korkmaz adına yazılmış bu kitap, ne yazık ki meşru bir şekilde ülkenin her yerinde satılmakta. Bu kitap meşru değildir! Sel yayınları meşru olmayan bir kitabı basmıştır. Sen hem sermaye ile işbirliği içerisine gireceksin, hem de sermayeye karşı mücadele eden devrimci bir şehit adına kitap çıkartacaksın… Bu ikiyüzlülüğe ne sel yayıncılığın, ne de sol medyanın ortak olmaması gerekir.

Bugün karşımızda Yavuz Bingöl gerçekliği var. Ancak gariptir ki, tekelci sermayeye sırtını dayayan birçok sanatçı-yazar dahi bu kişiyi yerden yere vurmaktadır. Albaraka türk ile Akbank arasında ne fark vardır? İkisi de tekel değil midir? ikisi de halkı süründürmüyor mu? Eğer bunlar arasında bir fark varsa, o fark bu ikiyüzlülerin kendi aralarında koyduğu bir farktır. Türkiye halkları açısından kesinlikle böyle bir fark yoktur. Tekel, tekeldir. Bu kadar açık ve nettir. Siz hem halkı soyan tekellerden besleneceksiniz, hem de halkın karşısına geçip, her tekel aynı değildir, diyeceksiniz… Bunlar halkı dolandırıyorlar. Buna alet olunmamalıdır.

Bu ikiyüzlülüklere bugünden itibaren izin vermeyeceğiz. Böylesi kişilikleri günbegün teşhir edeceğiz. Özellikle sermayenin mağduru olan halkın düzenlediği hiçbir platformda yer alamayacaklar. Sol basın içerisinde teşhir edilmesi için elimizden geleni yapacağız. Bu ülkenin muhalif sanata değil, muhalif sanatçılara ihtiyacı var!

Şair simit sat onurlu yaşa!

Bankaya para yatırılır, edebiyat yatırılmaz!

Halkı soyan bankalar ‘sanatçıları’ besliyor!

Kaos Çocuk Parkı Sanat-Edebiyat Kolektifi

İZDİHAM

İzdiham Dergisinin 29. sayısı çıktı.  İzdiham 29. Sayısını hiçbir şey için okumayacaksanız bile 00.05.1965 tarihinde Elazığ Akıl Hastanesi’nde yatan Urfalı bir hastanın Allah’a yazdığı mektup için okuyun!   İzdiham 29. sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın