Saadet Derya Yazgıç, 12 Maddede Cyrano De Bergerac

  1. Edmond Rostand’ın yazdığı oyun bizlere uzun burunlu bir silahşörü anlatır yani Cryano de Bergerac’ı. Rostand bu oyunu 17. yüzyılda yaşamış Parisli şair, oyun yazarı ve silahşör Savinien Cyrano de Bergerac’ın gerçek hayat öyküsünden esinlenilerek yazmış. Bir oyunun başkarakterine esin kaynağı olan Savinien Cyrano de Bergerac’ın (1619-1655) Türkçe’de yayınlanan iki kitabı da bulunmakta. Bu kitaplar Öteki Dünya /Ay Devletleri ve İmparatorluklar ile Güneş Devletleri ve İmparatorluklar. Bergerac’ın bu iki kitabı da Yapı Kredi Yayınları’ndan temin edilebilir.
  2. Gelelim oyundaki Cryano’ya. Cyrano hem kalem hem de kılıç üstadı. Kalemi de kılıcı gibi keskin. Cyrano için burnuyla dalga geçilmesi, kötü şiir okunması başlıca düello sebepleri. Tabi bütün düelloları kazanır dememe gerek yok sanırım. Hem düelloları kazanır hem de söylenmesi gerekenleri her zaman söyler. Hatta düello esnasında balad bile okur. Baladı okurken arada baladın bir şiir türü olduğunu bilmeyenlere güzelce anlatır. O sırada düelloyu da bir güzel kazanır. Yani kısacası beş parmağında 184 marifet olan bu adam oyunun her saniyesinde insanı kendisine hayran bırakır. Aya gitmenin yedi yolunu bilecek kadar nüktedan, sevdiği insanın bir başkasına olan aşkına hürmet edecek kadar merhametlidir. Kelimenin tam anlamıyla mükemmel bir âşıktır Cyrano. Yalnız kalpler için, belki bir gün hem bu kadar çok sevebilirim hem de bu kadar çok sevilebilirimin umududur. Belki de bu yüzden Fransız şair ve oyun yazarı Edmond Rostand’ın en çok ses getiren oyunu Cyrano de Bergerac olmuştur.
  3. Oyunun konusuna gelecek olursak: Cyrano, kılıç kullanması ve şairliğiyle bazı insanların hayranlığını bazı insanların da nefretini kazanmış bir silahşör. Cyrano kuzeni Roxane’a âşık fakat bu aşkı haddinden fazla büyük olan burnundan dolayı her zaman reddedileceğine emin olarak hep içinde yaşamış. Kuzenine de bu aşkını hiçbir zaman söylememiş. Bir gün Roxane’ın dadısı, Cyrano’ya Roxane’nın kendisiyle görüşmek istediğini söyler. Cyrano da doğal olarak Roxane’nın da kendisine karşı bir şeyler hissettiğini düşünür ve ona bir aşk mektubu yazar. Oysa Roxane, abisi gibi gördüğü Cyrano’ya Christian’dan hoşlandığını, emri altındaki Christian’la irtibat kurmasını rica eder. Cyrano, âşık olduğu Roxane’ın mutluluğu uğruna fedakârlık yapar. Christian’la konuşur. Christian da Roxane’a âşıktır. Cyrano’nun burnu hakkında atıp tutmaktan geri kalmayan Christian sıra aşka gelince nedense kendisini ifade edemez. Bunun üzerine Cyrano, Roxane’a yazdığı mektubu Christian’a verir. Christian’da mektubu kendi yazmış gibi Roxane’a iletir. Mektuptan hayli etkilenen Roxane, Christian’a daha çok âşık olur. Sonra yüz yüze gelirler. Roxane, Christian’dan duygularını mektuptaki gibi anlatmasını ister. Christian, Roxane’ın isteğini yerine getirmekte başarısız olur. Christian’ın imdadına Cyrano yetişir. Roxane’ı balkona çağırırlar. Cyrano karanlığa geçer. Kendini göstermeden Christian’ın söyleyemediği aşk sözlerini söyler. Christian bu romantik sözlerden sonra Roxane’ı ikna etmeyi başarır ve ikisi Cyrano’nun da yardımıyla evlenirler. Fakat bundan sonra olaylar hiç de iyiye gitmeyecek. Hatta sevdiğini söylediği erkekle evlenen Roxane bile mutlu olamayacaktır.
  4. Cyrano de Bergerac karşılıksız aşk, gurur ve kahramanlık temalarıyla tüm zamanların en iyi oyunlarından biri olma özelliğini her daim korudu. Her dönemde gerek tiyatroda gerekse sinemada çok büyük bir ilgi ve hayranlıkla izlendi. Oyun; Türkçe, İngilizce, Almanca, Rusça ve diğer pek çok dile çevrildi.
  5. Cyrano oyununu sevmemin en önemli nedenlerinden biri de oyunun metninin Türkçe’ye Sabri Esat Siyavuşgil (d. 1907, İstanbul – ö. 6 Ekim 1968, İstanbul) tarafından çevrilmiş olması. Kendisi de oyunun kahramanı gibi şair olan Sabri Esat Siyavuşgil tam bir çeviri üstadı, yazar, psikolog ve ayrıca ansiklopedist. Siyavuşgil, oyundaki destansı ve şiirsel üslubu o kadar güzel çevirmiş kendisinden de o kadar güzel şeyler katmış ki oyun böylelikle Türkçe’de de ölümsüz bir eser haline gelmiş. Yedi Meşaleciler Topluluğu’nun kurucularından olan Siyavuşgil ayrıca Sait Faik Abasıyanık’ın öykülerini de Fransızcaya çevirmiştir. Bu öyküler daha sonra “Un Point Sur la Carte” (Haritada Bir Nokta) adıyla Hollanda’da yayınlandı. Siyavuşgil’in Odalar ve Sofalar isimli şiir kitabı 1933’te yayınlanmıştır. Ayrıca yayınlanan inceleme kitapları da vardır.
  6. Oyunun tam metnini okumak isteyenler için: Cyrano de Bergerac, Edmond Rostand, Remzi Kitabevi, Çeviren: Sabri Esat Siyavuşgil. Kitabın ayrıca Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’ndan çıkan bir baskısı da bulunmaktadır.
  7. Cyrano de Bergerac tiyatroda ilk olarak 1897’de Porte Saint-Martin Tiyatrosu’nda sahnelenir ve oyun büyük ilgi görür. Oyunun ilk prodüksiyonu 300’den fazla kez oynanır.
  8. Cyrano de Bergerac oyunu tiyatroya olduğu kadar birkaç defa sinemaya da uyarlanmış. Gérard Depardieu’nun başrolünü oynadığı filmi ölmeden izlenecek filmler listenize eklemenizi kesinlikle tavsiye ederim. 1990’da vizyona giren filmin en güzel yanlarından biri de Gérard Depardieu’yu Rüştü Asyalı’nın seslendiriyor olması. Oyunun 1950’de çekilen Carl Foreman’ın sinemaya uyarladığı Michael Gordon’un yönettiği versiyonu da benim kalbimi çalan filmlerin başında yer alır.
  9. Burun deyince benim aklıma Gogol’un Burun hikayesi de gelir. Gogol’un Palto’dan sonra en sevdiğim öyküsüdür Burun. Memur Kovalev’in kaybolan burnunun bir başkası tarafından bir ekmeğin içinde bulunmasıyla başlayan hikaye, 1800’lerde yazılsa da güncelliğini koruyan ve her dönemin insanının kalbine dokunmaya devam eden bir trajikomedi aslında. Bulunan burnun yerine tekrar yapıştırılamaması ise ayrı bir yazının konusu olsun artık.
  10. Biz Cyrano de Bergerac’a geri dönelim en iyisi. Peki bütün bunların yanı sıra adını kahramanımızdan alan bir hastalık olduğunu biliyor muydunuz? Aslında ben de bu bilgiyi yazıyı yazarken öğrendim. İsmi de Cyrano Kompleksi… Cyrano Kompleksi’nde birey kendi isteklerinin ve beklentilerinin bir başkası tarafından gerçekleştirilmesini tercih ediyormuş ve istenilen amaç gerçekleşince de aynı kendisi yapmış gibi mutlu oluyormuş. Her insanın kabullenemeyeceği bir olgunluk olduğu kesin. Keşke tüm rahatsızlıklarımız böyle insani olsa.
  11. Cyrano de Bergerac’ın ünlü burun tiradını Rüştü 9 muhteşem sesiyle dinlemek için: https://youtu.be/RVVvAUSEIJs
  12. Son olarak da Cyrano de Bergerac’a görsellerden bakalım.

Cyrano De Bergerac ile ilgili görsel sonucu

cyrano de bergerac ile ilgili görsel sonucu

cyrano de bergerac ile ilgili görsel sonucu

 

cyrano de bergerac ile ilgili görsel sonucu

 

 

 

 

Saadet Derya Yazgıç

İZDİHAM

 

 

 

 

 

İzdiham Dergisi 32. Sayısında birbirinden güzel yazılar, şiirler, çıldırmalar, öyküler ve denemelerle okuyucusuyla buluşuyor. Kapakta viyolonsel çalan Vedran Smailovic.  Bosna yerle bir edilirken her enkaza smokinini giyerek ağıt yakan Vedran’ın iç burkan hikayesini okuyacaksınız. Arka kapakta ise saçlarını üfleyince tarak uzattığımız Naim Süleymanoğlu. İzdiham, unutulmaz bir sayı daha sunuyor. İzdiham Dergisi 32. Sayısına Buradan Ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın