Rojan Tiryaki, Bunu Bil Diye

Bunu bil diye yazıyorum
Ellerim ve kalbim arasında kalmışlığım
Utançtan daha fazlası
-bu hayatta bir kekemenin söylediğini sandığı şarkı-
Ritim tutturamayan bir dansçı gibi
Şöhret alaşağı eder ihtiyarlayan bir çağı

Elbette istemezdi bir kuş dünyaya hükümdarlık kurmayı
Bizde istemezdik kışları kuşanıp kıvranan yalnızlıkları avlamayı
Ve dahi kimse istemezdi
Dönmemekle daim kılanan gitmelere tebessüm atmayı
İşte bu yüzden tüm pişmanlıklarımız tasmalı.

Gökten üç elma düşmesine fırsat kalmıyor
Sağımıza yol solumuza aşk düşüyor
Başımızın üstünü yer ediniyor tüm gidişler.

Yaşamak;
avlandığımız bir kartal pençesinde seyretmekti dünyayı
Her köşe nakaratı bilinen bir şarkı
Gün 24 saat, hafifleştirilmiş ölüm uyku
Giden insandı yollar hep aynı.

Beraber yürümeyi becerebilseydik bir ikindi
Ben elma soyacaktım, arabalar beklerken yeşili
Sahi kaç yaşında öğrendin yürümeyi
Sonra koşmayı böyle terk etmeyi..

Konuşabilseydik bir çarpışma sırasında
Tüm savaşlar aşktan çıkacaktı
Her şey iman ettiğimiz aklımızda
Aklımız;
cam fanuslar içinde hapsedilesi bir zarar.

 

 

 

 

Rojan Tiryaki

İZDİHAM

 

 

 

 

 

 

 

“Biz yazılıya çalışmıştık, hayat bizi sözlü yaptı.” İzdiham Dergisi’nin 30 sayısı müthiş bir içerikle okuyucusunun karşısına çıkıyor. Edebiyat dünyasında yeni bir çığır açan İzdiham’ı mutlaka okuyun. İçeriği ile göz kamaştıran İzdiham’ın 30. Sayısı okuyucusuna anlamı büyük, yıllarca saklanacak bir hediye de veriyor. Herkes, herkesle gerçekten selamlaşsın diye. İzdiham Dergisi'nin 30. Sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın