Rıfat Ilgaz’ın hiç bilinmeyen şiirleri

Rıfat Ilgaz edebiyatımızın önemli isimlerindendir.  Rıfat Ilgaz’ın nüfus kâğıdı, Türkiye Cumhuriyeti’ndende eskidir.  “7 Mayıs 1911’de Kastamonu’nun Cide ilçesinde doğmuştur. Nüfus kâğıdında doğum tarihi 24 Nisan 1327 (1911) olarak geçmiştir. Doğum yılı annesinin anlatımına göre 1910’dur.”1993 yılında ise hayata gözlerini yummuştur.

O küçük yaşlardan itibaren yazıya ilgi duymuş ve bunları da yayınlama çabasına girmiştir. Bundan dolayı Rıfat Ilgaz birçok esere imza atmıştır. Edebiyatın her alanında eser vermiş velud bir kalemdir.

Hayatı çilelerle geçmiştir. Bir yandan hastalıklarla uğraşırken diğer yandan öğretmenlik hayatında sürgünler yaşamıştır.

Eserlerinde işlediği konular sosyal meseleler üzerinedir. Karakterleri sıradan, günlük hayat içinde karsılaşabileceğimiz kişiler içinden seçer. Okuyucu ile karşılıklı konuşur gibi olan bir anlatımı vardır.

Rıfat Ilgaz’ın yayınlanan ilk şiiri “Sevgilimin Mezarı” adı ile Kastamonu’da yayınlanan Nazikter gazetesinin 27 Temmuz 1927 tarihli sayısında yayınlanmıştır.

Rıfat Ilgaz 1939 yılına değin Güneş, Çığır, Oluş, Yücel, Varlık, Hamle, Uyanış , Vakit, ve Yeni İnsanlık gibi süreli yayınlarda birçok şiiri çıkmıştır.  “Bunlar ana çizgileriyle romantik ve bireysel Ürünlerdir. Toplumsal gerçekler ya da sorunlarla ilgisi yoktur. Faruk Nafiz, Ahmet Kutsi, Halit Fahri gibi bazı sairlerden etkiler taşır. Özellikle Halit Fahri’nin şiir çizgisine yakın düşer. Ilgaz, o günlerin şiir anlayışının pek dışına çıkmaz.”

Daha çok bireysel duygularını yansıttığı ilk dönem şiirlerini hece ölçüsüyle ve kafiyeyle yazmıştır. Daha sonraları hece ölçüsü ve kafiyeden uzaklaşarak bir arayış içerisine girmiş  topluma yönelik, sınırları asan eserler vermeye gayret etmiştir.

İlk dönem şiirlerini kitaplarına almamıştır. Bizde size o günlerde kaleme aldığı ve şiirlerinin toplamı olan esere girmemiş iki şiirini yayınlayacağız.

Rıfat Ilgaz, Raif Işık, Mehmet Yıldız S., Ramiz Işık, Stepne, Remzi Işık, R. I. müstear isimlerini kullanmıştır.

1940’lı yılların siyasi, toplumsal ve sanatsal ortamı sonucu doğan ve Türk Edebiyatına 40 kuşağı veya Toplumcu Sairler olarak damgasını vuran sanatçılardan biri de Rıfat Ilgaz’dır. Rıfat Ilgaz, 1940 yılına kadar bireysel duyarlılıklarla dolu ve kendisini anlatan eserler yazmıştır. Ama ikinci dünya savası ile hem kendi, hem de toplumun durumunu anlatan eserler yazarak sanat çizgisini toplum yararına değiştirmiştir.

Nazım Hikmet Rıfat Ilgaz’ı öven su satırları yazmıştır: “Gençlerin içinde çok beğendiğim şairler var; hepsinin adını aklımda tutamıyorum. İsimleri henüz yer etmedi; ama şiirlerini pek beğeniyorum. Söyle aklımda kalanları, sıra tefriki yapmadan sayayım: “Dinamo, Suat Taser, Rıfat Ilgaz, Orhan Kemal, Saffet Irgat Vesaire…”

Seksen iki yıllık ömrünün büyük bölümünü edebiyat içinde geçiren Rıfat Ilgaz’ın süreli yayınlarda kalan eserleri umulur ki iki kapak arasında toplanır.

SUSMAK

Kayalar, kayalar.
Kucağında ağırlığı sisli akşamların
Omuzlarında kıştan kalan rüyalar
Eteklerinde yorgun karaltısı çamların
Kayalar, kayalar
İrkilen yolcularda ihtişama hayranlık
Sükut sabırla dinlensin, ebede intizar
Ve meçhulün indirdiği tılsımlı karanlık
Kayalar, kayalar
Hatıranın mahzeninde kilitlenen dudak
Sensizliğin kollarında manalaşan esrar
Susmak.  Dağların gururuna gizlenip susmak

(Vakit gazetesi, ilavesi 2 Eylül 1939,  Sayı 197, sayfa 12)

 

NASIL

Nasıl yaşardım, geçmeseydi kuşlar başımdan,
Ötmeseydi nadide böcekler karanlıkta,
Sükûtu içimde esir etmeseydi zaman,
Gizlenmeseydi bir visal her ayrılıkta?
Nasıl yaşardım ki, havuzlarıma seherle
Yakut damlalar halinde günler düşmeseydi,
Aydınlığını rüyama döken memleketi
Baş başa anmasaydım, uzaktan dönenlere?
Birikirdi gözlerimde yaşamak zahmeti:
Her gün akmasaydı renkten, şarkıdan dereler,
Mevsimin dal uçlarından süzülen lezzeti
Sularda iç içe çizmeseydi daireler.
Işıkların durulduğu bir akşamüzeri
Bahçemize sesler inmeseydi çırpınarak,
Silinseydi geçmiş saatlerin akisleri,
Nasıl yaşardım ki sükûn ve hülyadan uzak

(Vakit gazetesi, ilavesi 23 Eylül 1939,  Sayı 199, sayfa 5)

 

Kaynaklar:

*Mehmet Saydur, Biz de Yaşadık: Dünden Bugüne Rıfat Ilgaz, Çınar Yayınları, İstanbul, 1998 s. 10

*Asım  Bezirci, On Sair, On Şiir, İstanbul: May Yayınları, İstanbul, 1991, s. 42.

*Rıfat Ilgaz, Bütün Şiirleri, 1927-1991,Yayına hazırlayan: Aydın Ilgaz, Çınar Yayınları, İstanbul, 2002.

*Tahsin Yıldırım, Edebiyatımızda Müstear İsimler, Selis Kitaplar, İst., 2006, s. 208

*Rıfat Ilgaz, Bütün Şiirleri, 1927-1991,Yayına hazırlayan: Aydın Ilgaz, Çınar Yayınları, İstanbul, 2002, arka kapak.

 

 

Tahsin Yıldırım

İZDİHAM

 

izdiham-26-sayi

İzdiham 26. Sayı

İzdiham dergisi 26. Sayısında hiçbir yerde bulamayacağınız çok özel çalışmalar yer alıyor. Edebiyatla gençleri ve hayatı birbirine dost yapan İzdiham’ın bu sayısında Gökhan Özcan, Ercan Kesal, Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Baki Ayhan T., Murat Kapkıner, Güray Süngü, Zeliha Yurdaer, Onur Bayrak, Dilek Kartal, Yağız Gönüler, Yunus Meşe, Mazlum Mengüç, İbrahim Varelci Süleyman Unutmaz, Ferhat Toka, Selman Urluca, Berkan Ürgen, Yasin Kara, Özer Turan, Çağatay Hakan Gürkan, Seda Bilici, Feyza Özcan, Beyazıt Bestami, Halil Kurbetoğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Mustafa Toprak, Öner Buçukcu, Fahrettin Dede, Dinçer Ateş, Turgay Bakırtaş ve Bülent Parlak gibi nitelikli eserler veren edebiyatçılar ile genç ve umut vaad eden isimler yer alıyor. İzdiham Maarif Takvimi, Lügatlere Güncelleme, Bulgarlar Ne Okuyor? Adlı çalışmanın yanı sıra bir de taziye ilanı yer alıyor. Dengenizi Kaybettiniz, başınız sağolsun. İzdiham’ı bir solukta okunacak bir sayıyla karşınızda. İzdiham dergisinin 26. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: