Rıdvan Ünal, Şefkate Muhtaç Babalar Kitabı

Ya kurtulmasaydık diyordum tufandan
Ya çağırmasaydı bizi
Bir dağ gibi içine gömülseydik
Sulardan aşkı doğurabilseydi analar
Anlardık o zaman
Havanda demir döven adamları
Anlardık Davud’un makamını
İklimlerin rengi yok
Kara bir öpüşle başlıyor yağmur
Uzatınca başlarını göğe
Utanırdı demir dövenler
Çünkü ar ederlerdi
Bulutlardan kaldırınca başlarını
Tespihten sayılırdı o zaman
Yağmurun yere düşen ilk damlası

Sonra şarap içmezdik kan yine kırmızı
Kırılmış elleriyle muntazam
Ve muazzam bir kan içinde çığlığı
Ölmemeye ilk aldanış
Ayrılmaya gün sayarken koparılmış
Bir tutam saç inerdi göğsünden
Göğsünden saçlarına dökülen yıldız

Huy olmuş yazgın
Su bulmuş, gövde yerine toprakta
Direncinden bahsediyor
Rüzgârlara inanmış bir kavim
Ve can sızıyor
Gövdenin en çatlamış yerinde

Sen ey bozguncu rüzgârların çerağı
Gülüşlerinin esrarından saklanırdık
Demirler kavminde bir gece çıraktın
Suları ilmikleyince tufan yazdın
Oysa biz aksatmadan utanırdık
Günbegün büyüyen çocukları hep sana anlattık

 

Rıdvan Ünal

İzdiham

 

 

  İzdiham Dergisi 36. Sayı   Ağustos-Eylül 2018   İzdiham 36. Sayısını söyleyemediklerini sessizliğe emanet edenlere ithaf ediyor.  Siz de okurken bu dünyanın gürültüsünden uzaklaşacaksınız.  Bu sayının sürprizi Sadri Alışık’ın hiç bilinmeyen ve yarıda kalmış filmi olan Ayyaş’ın hikayesi ve hiçbir yerde yayınlanmayan fotoğrafları.  İzdiham, büyük keyif alacağınız bir sayı ile karşınızda.   Dergiye buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın