Rıdvan Gecü, Fight Club

o eski şiirler

artık öldüler
diyor Tyler
biz bütün bir tarihi
baştan yazacağız

herkesin olmak istediği
parmakla gösterdiği
bakıp da imrendiği
vardır biri
bir ikinci kişiliği

bunu biliyorum
çünkü Tyler biliyor

daha önce de bahsetmiştim
Tyler hani
Marla’nınki
ben şiir yazarken ortaya çıkan
diğer yanım
zeki çevik ve ahlaksız
ve iç çamaşırsız

ve biliyorsunuz
kurallar
soru sormak yasaktır
ve güvenmek zorundasınızdır
Tyler’a
ve söylediklerini yapmak
kayıtsız şartsız

hayatta böyle şeyler oluyor
birileri don giymiyor
birileri siz uyurken
Marla’yı pişiriyor
üstelik kısık ateşte de değil
cayır cayır
üstelik yan odanızda
üstelik tüm sesler
kulağınızda

ve soramıyorsunuz
neden Tyler neden
milyonlarca kadın dururken
ve milyonlarca oda
ve milyonlarca iç çamaşır
giyilmek için üretilmişken

daha kötüsü şu olabilirdi
diyor Tyler
Marla’ya beni sorabilirdin
olmadığımı öğrenebilirdin
olması gerekenden
daha erken

biz Tyler’la birlikte
efsane olacağız
hiç yaşlanmayacağız
çamaşır sodası dökülmüş
ellerimizle
bütün bir tarihi
baştan yazacağız

bunu biliyorum
çünkü Tyler biliyor

şiir yazmak benim için
baba mesleği değil
ev ödevi
önce birilerine sataş
kavga çıkart
onlara hiç tatmadıkları
kazanma duygusunu yaşat
sonra tut ellerinden
projeye dahil et
çünkü ne kadar maymun
o kadar iştah
diyor Tyler
sonra al eline kalemi
ne yaptığını tek tek yaz
ama alt alta
noktasız ve virgülsüz
ve büyük harfsiz

bana bütün söylediklerini
bir bir yapıyorum
ama insanlar hala
beni Tyler sanıyor
oysa tek ortak noktamız
çamaşır sodası dökülmüş
ellerimizde
parmak izleri
bunu kimse anlamıyor

ben Tyler’ı
Tyler Marla’yı
ve Marla da beni istiyor
ben Marla’yı istemiyorum
Tyler da beni istemiyor

ama en azından
sevişebiliyor onlar
üstelik yan odada
üstelik tüm sesler
kulağımda
ben iniltilerinden metronom yapıp
şiirler yazıyorum duvara
şiir dediysem
alt alta
noktasız ve virgülsüz
ve iç çamaşırsız

Tyler ölmekten bahsediyor sonra
Tanrı’yı görmekten
çünkü Tyler kusursuzluk
sonsuza dek sürmez
iyi biliyor
silahı ağzıma dayamış
biz efsane olacağız diyor
biz hiç yaşlanmayacağız

mermi ağzınızda dağıldığında
ya da mermi
dağıttığında ağzınızı
bir deste gibi paramparça
düşünecek çok şeyiniz olmuyor
doğrusunu isterseniz
vaktiniz de

öldük
sonunda Tanrı’yı da gördük
bu muymuş
diyor Tyler
Tanrı soruyor
neden sırt çevirdin eşsizliğine
eşsizliğinize
Tanrı bana soruyor
çünkü Tanrı Tyler’ı görmüyor
çünkü Tyler
benim halüsinasyonum
Tanrı’nın değil
öyleyse Tanrı
neden çoğul konuşuyor

ve biliyorsunuz
kurallar
soru sormak yasaktır
ama Tanrı sabırlı
tekrar ediyor
neden

Tyler gülüyor
bu muymuş diyor
çünkü Tyler bazen
benim yerime de konuşur

hayatta böyle şeyler oluyor
birileri sizin söyleyeceklerinizi
sizden önce söylüyor
birileri don giymiyor
birileri yan odada sevişirken
birileri şiir yazıyor

ama Tanrı kalender
tekrar ediyor
neden

Tyler sana soruyor
cevap ver

bu muymuş
diyor Tyler
yürü gidelim
ben Joe’nun sıkılmış dişleriyim
Tanrı’ya akıl öğretecek değilim

aynı sularda
dünyada bir yerlerde
muhtemelen dağılmış
ağzımın yakınlarında
muhtemelen ağlayarak
muhtemelen elleri
çamaşır sodası dökülmüş
ellerimin üzerinde
muhtemelen bir binanın
yüz doksan birinci katında
hala beni istiyor
Marla

bunu biliyorum
çünkü Tyler biliyor

Rıdvan Gecü
 İZDİHAM

“Biz yazılıya çalışmıştık, hayat bizi sözlü yaptı.” İzdiham Dergisi’nin 30 sayısı müthiş bir içerikle okuyucusunun karşısına çıkıyor. Edebiyat dünyasında yeni bir çığır açan İzdiham’ı mutlaka okuyun. İçeriği ile göz kamaştıran İzdiham’ın 30. Sayısı okuyucusuna anlamı büyük, yıllarca saklanacak bir hediye de veriyor. Herkes, herkesle gerçekten selamlaşsın diye. İzdiham Dergisi'nin 30. Sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın