Rabindranath Tagore, Kıyıda

Sonsuz dünyaların kıyısında buluşur çocuklar.
Uçsuz gök hiç çırpınmaz başlarının üstünde, tedirgin su gürültüyle çarpar.
Sonsuz dünyaların kıyısında çığlıklarla,
Oyunlarla buluşur çocuklar.

Kumdan kurarlar evlerini, boş kabuklarla oynarlar.
Kayıklarını kurumuş yapraklardan örüp geniş mavilikte yüzdürürler gülümseyerek.
Oyunlarını, dünyaların kıyısında
Oynar çocuklar.

Yüzmeyi bilmezler, ağ atmayı da. İnci çıkarmaya dalar
İnci avcıları, tüccarlar gemilerinde gider -çakılları toplayıp dağıtırken çocuklar.
Aramazlar gizli hazineleri, ağ atmayı bilmezler.

Kahkahalarla kabarır deniz, kıyının gülümseyişi solgunca
Parıldar. Ölüme karşı koyan dalgalar, çocuklara anlamsız türküler
Söyler, bebeğinin beşiğini sallayan anne nasıl söylerse. Deniz,
Çocuklarla oynar, kıyının gülümseyişi solgunca parıldar.

Sonsuz dünyaların kıyısında buluşur çocuklar.
Rüzgâr, yolu olmayan gökyüzünde gezinir, gemiler batar izi bulunmayan
Sularda. Sonsuz dünyaların kıyısında, o büyük buluşmaya koşar
Çocuklar.

*

Çalışacaksan eğer, testini dolduracaksan gel, gel benim gölüme.
Su, ayaklarına sarılıp gizini mırıldanacak sana.
Gelen yağmurun gölgesi var kumda; bulutlar, kaşlarının
Üstüne düşen uzun saçların gibi inmiş ağaçların mavi çizgilerine.
Biliyorum adımlarının ezgisini, kalbimde atıyorlar.
Gel, gel benim gölüme testini dolduracaksan.
Dinleneceksen eğer, kaygısız oturacaksın, testini bırakacaksan sulara gel, gel benim gölüme.
Çimenli bayır yemyeşil, sayısız kır çiçeği var.
Düşüncelerin, yuvalarından uçan kuşlar gibi çıkacak koyu gözlerinden.
Peçen, ayaklarına düşecek.
Gel, gel benim gölüme kaygısız oturacaksan.
Oyununu bırakacaksan eğer, suda yıkanacaksan, gel, gel benim gölüme.
Bırak, kıyıda kalsın mavi şalın, mavi su örter seni, saklar seni.
Boynunu öpmek için ayakuçlarında dikilir dalgalar, kulaklarına fısıldar.
Gel, gel benim gölüme suda yıkanacaksan.

Çıldırtacaksan eğer, ölümüne atılacaksan, gel, gel benim gölüme.
Serindir gölüm, derindir de.
Düşsüz uykular kadar karanlıktır.
Gecelerle gündüzler birdir
Derinliklerinde, şarkılar sessizliktir.
Gel, gel benim gölüme dalacaksan.

Rabindranath Tagore
İZDİHAM

      İzdiham Dergisi 32. Sayısında birbirinden güzel yazılar, şiirler, çıldırmalar, öyküler ve denemelerle okuyucusuyla buluşuyor. Kapakta viyolonsel çalan Vedran Smailovic.  Bosna yerle bir edilirken her enkaza smokinini giyerek ağıt yakan Vedran’ın iç burkan hikayesini okuyacaksınız. Arka kapakta ise saçlarını üfleyince tarak uzattığımız Naim Süleymanoğlu. İzdiham, unutulmaz bir sayı daha sunuyor. İzdiham Dergisi 32. Sayısına Buradan Ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın