Pelin Özer, Ne Kadar Çirkinsin, Seni Çok Seviyorum

Ne kadar çirkindik sevmek bitince.  

I.
Konser başlamadı daha, gürültüyü izliyorum
Parmaklarım seğiriyor, mutsuzluk geliyor aklıma
Paslı teneke notaları başıma yağacak birazdan
O dönüp gelecek gittiği yerden
Kristal avize başıma dökülmez
Sahnedeki kamera bana doğru kıvrılmaz
Yerdeki karıncalar dizlerime tırmanıp
Kaybettiğim aşkı fısıldamaz

II.
Hemen bira içmemiz gerekiyormuş, öyle söyledi
Yalnız kalınca gördüm kırmızı gözlü olanı
Birdenbire ufaldı bakışımın ekranı
Kıvrık kirpikleri, mavi çilleri, burnunun ucunda kelebeği
Cızırdayan radyo adımı sormaz
Duvardaki ilanlar dile gelmez
Saklandığı yerden beni izlemez ay
Fareler halimden anlamaz

III.
Kanımın izlediği yol tersine döndü
Tırnaklarım döküldü, birden boyum kısaldı
Suyun altında öpüşen iki böcek gördüm
Ağını yağmalayan kırgın bir örümcek
Bulunmayan gezegene gidilmez
Şantiyede denize girilmez
Tuğlalara sürtünen demir beni duymaz
Bozuk motorun yankısı olmaz

IV.
Hiç böyle canlı görünmemişti bana
Kulağımın kıyısına oturup şaşkınlığımı içti
Sonra aşağı zıplayıp gözlerime baktı
“Ne kadar çirkinsin, seni çok seviyorum” deyip kaçtı
Olmayan bedene ses verilmez
Titreyiş tekrarlanmaz
Sahneden müzisyenler inince bitmez nota
Danseden demirler ölmez

V.
Konser başladı. “Dur, beni bekle” dedim ama duymadı
Şahdamarına vurulmuş bu müziğin
Kulaklarım çıldırıyor duymaktan ama o gitti
Biranın köpüğüne gizlediği sesle dudaklarım sevişti
Kalem sesi öldürmez
Çığlık bayıltmaz kendini
Koşsan da yetişemezsin olmayana
Aşka düşen kalkmaz ayağa

 

 

Pelin Özer

İZDİHAM

İzdiham Dergisinin 29. sayısı çıktı.  İzdiham 29. Sayısını hiçbir şey için okumayacaksanız bile 00.05.1965 tarihinde Elazığ Akıl Hastanesi’nde yatan Urfalı bir hastanın Allah’a yazdığı mektup için okuyun!   İzdiham 29. sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın