Pablo Neruda’nın Nobel Konuşması: Şiir, kan ve karanlıkla yazılır

Çok uzaklardan geldik biz, şimdi ardımızda kalan ve içimizde taşıdığımız uzaklardan… Başka bir dilden, birbirini seven ülkelerden geldik. Ve burada, Stockholm’de toplandık, ki bu gece dünyanın merkezi burasıdır. Kimyadan, mikroskoplardan, sibernetikten, cebirden, barometreden, şiirden kopup, burada toplandık. Laboratuvarlarımızın karanlığından, bizi onurlandıran ve gözümüzü kamaştıran bu ışıkla buluşmak için geldik. Biz ödül sahipleri için bu ışık hem neşe hem de acı kaynağıdır.

Fakat teşekkürlerimi sunmadan önce ve bir nefes alıp kendimi toparlamadan evvel, eğer izin verirseniz, kendimi buradan uzaklara götürmek, ülkeme dönmek ve yurdumun gecesini ve tan vaktini bir kez daha dolaşmak istiyorum.

Çocukluğumun caddelerine döndüm; Güney Amerika’nın kışlarına, Araucania’nın leylak bahçelerine, kollarıma aldığım ilk kıza, kaldırım nedir bilmeyen o çamurlu sokaklara, o toprakları fethettiğimizde bize Kızılderililer’den miras kalan yas kıyafetlerine, bir ülkeye, ışığı arayan karanlık bir kıtaya döndüm. Eğer bu salonun ışıkları, karaları ve denizleri aşıp, geçmişimi aydınlatırsa, onur, özgürlük ve hayat için mücadele eden Amerika halklarının geleceği de aydınlanacaktır.

Ben böylesi zamanların temsilcisiyim, onların bugünkü mücadelesidir benim şiirimi dolduran. Eğer duyduğum şükranı, beni ben yapan herkesi, hatta bu dünyanın unuttuklarını bile kapsayacak kadar genişlettiysem kusuruma bakmayın. O unutulanlar, hayatımın bu en mutlu anında bana kendi cümlelerimden daha gerçek, sıradağlarımdan daha yüksek, okyanuslardan daha geniş görünüyor. İnsanlığın böylesine kalabalık bir parçasına ait olmaktan gurur duyuyorum. Azınlığa değil, çoğunluğa aidim ki onların görünmez varlığı bugün burada sarmalıyor beni.

Tüm bu insanlar adına ve kendi namıma, bir şair olarak yaptığım çalışmalardan ötürü bana bugün yaşadığım şu onuru bahşeden İsveç Akademisi’ne teşekkür ediyorum. Haşmetli ormanları, derin kar birikintileri, eşitlik ve barış sevdası, dengesi ve cömertliğiyle dünyayı kendisine hayran bırakan bu ülkeye teşekkür ediyorum. Teşekkürlerimi sundum ve şimdi çalışmalarıma, biz şairleri bekleyen boş sayfaların başına dönüyorum. O sayfalar ki bizler onları kan ve karanlıkla doldurmalıyız çünkü şiir ancak kan ve karanlıkla yazılır.

Pablo Neruda'nın Nobel Diploması

Pablo Neruda’nın Nobel Diploması

 

  • Neruda’nın Nobel konuşmasını kendi sesinden buradan dinleyebilirsiniz.
  • Pablo Neruda, Nobel edebiyat ödülünü 1971 yılında almıştır.

 

Not Düşelim:
Nobel ödül töreninde iki kez konuşma yapılır. Ödül töreninde yapılan konuşma (Nobel Lecture)  ve ödül alanların onuruna verilen yemekte yapılan ziyafet konuşması (Banquet Speech).

Çeviriler, ziyafet konuşmalarından alınmıştır. Daha uzun metinler içeren ödül töreni konuşmaları için çeviri çalışmaları devam etmektedir.

İZDİHAM

İzdiham'ın 37. sayısında Rainer Maria Rilke'nin vasiyetnamesi Sema Peltek'in çevirisiyle Tükçe'de ilk kez İzdiham'da yayımlanıyor. Müslüm Gürses’i kapağına taşıyan İzdiham Dergi’nin Ekim-Kasım sayısı; Meltem Gülname Kaynar’ın hazırladığı İzdiham Maarif Takvimi’yle başlıyor. Rilke’nin Vasiyetnamesi ilk kez Sema Peltek'in çevirisiyle Türkçe yayımlanırken Gökhan Özcan’ın kendine has bir tarzda yazdığı yazısıyla devam eden bu sayıda Gerard de Merval’in morg kaydına yer veriliyor. Erhan Tuncer köşesinde Yeşilçam Şiirlerinden oluşan bir yazı dizisine başlarken; birbirinden farklı üsluplarıyla dikkat çeken ve bu sayıda yer alan yazarlar: Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Çağatay Hakan Gürkan, Dilek Kartal, Faruk Aksoy, Furkan Güngör, Güray Süngü, Hakan Göksel, İbrahim Varelci, Melda Zirek, Muhammed Güleroğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Seda Nur Bilici, Talip Kurşun, Tuğba Karademir, Turan Karataş, Yasin Kara. Şiirleriyle: Bülent Parlak, Abdülhamit Güler, yer alırken; öyküleriyle: Arzu Özdemir, Emine Şimşek, Zeynep Kahraman Füzün; masalıyla: Meryem Ermeydan yer alıyor. Filmler ve Replikler köşesini Berat Karataş hazırladı. Etibar Hesenzade Şehriyar'ın biyografisini yazdığı, Arzu Özdemir'in de bir şiirini çevirdiği dergide: Enes Aras, Mercedes Kadir’i; Ferhat Toka, Cahit Zarifoğlu’nu; Özer Turan, Bakunin’i; Yunus Meşe, Kadı Burhanettin’i anlatıyor. Röportajlarda; Beyazıt Bestami dolarla, Hacı Ahmed Eriş oto tamircileriyle, Mustafa Toprak Ahmet Hamdi Tanpınar ile konuştu. izdiham dergisinin 37. sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.    

Yorumlar!

Bir Cevap Yazın