Pablo Neruda, Yüzüstü Kalakalmışlar

değil yalnız deniz, değil yalnız kıyı, köpük,
güçleri boyu nağme nedir bilmeyen kuşlar,
değil yalnız şurada buradaki kocaman gözler,
değil yalnız yaslı gece ve gezegenleri,
değil yalnız orman ve yüksek kalabalığı,
acı da, evet, acı da ekmeğidir insanın.
Ama neden? Ben o zamanlar
ip gibi inceydim ve daha kara
bir gece suları balığından, ve elimde değildi,
elimde değildi dayanmak, dünyayı değiştirmek
isterdim bir yumrukta.

ısırdığımı sandım birden en acı otu,
böldüğümü cinayetle kirlenmiş bir sessizliği.
Ama yalnızlık içinde doğar ve ölür her şey,
akıl durmadan büyür taşkınlığa dönmek için,
güle ulaşamadan genişler taçyaprağı,
yalnızlık işe yaramaz tozudur dünyanın,
dönen tekerlektir insansız, topraksız, susuz.
Ve böylece haykırdım da ben yitik
ne oldu bu dizginsiz çığlık çocuklukta?
Kim işitti? Hangi ağız karşılık verdi? Hangi yolu tuttum?
Ne karşılık verdi
duvarlar, başımı vurduğumda kendilerine?
Yükselip geri gelir zayıf yalnızın sesi,
döner, döner durmadan acımasız tekerleği felâketlerin.
O çığlık yükselip geri geldi. Bilmedi kimse.
Yüzüstü kalakalmışlar bile.

Pablo Neruda
İZDİHAM

“İzdiham, 31. Sayısında kapağı okuyucuları istediği şekilde tamamlasınlar diye manşeti siz atın dedi.” İzdiham Dergisi’nin 31 sayısı müthiş bir içerikle okuyucusunun karşısına çıkıyor. Edebiyat dünyasında yeni bir çığır açan İzdiham’ı mutlaka okuyun. İçeriği ile göz kamaştıran İzdiham’ın 30. Sayısı okuyucusuna anlamı büyük, yıllarca saklanacak bir hediye de veriyor. Herkes, herkesle gerçekten selamlaşsın diye.
İzdiham dergisinin 31. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın