Özgür Göreçki, Hazır Ülkede Canlı Bomba Filan Patlamamışken Bir Şeyler Yazayım

01:06 27.5.2014

sabah televizyonda bir simitçi ile röportaj yapıyorlardı. simitçi simitçi ama gençken iki üniversite bitirmiş, başarı hikayeleri yazmış, işinde çok iyiymiş bilmem ne. sonra zamanında kazandığı paraları karıya kıza yedirmiş, şimdi simit dünyası vefasız diye ağlıyor. bu da ilginç tabii. yorum yapmak istemiyorum aslında.

01:09 27.5.2014

okuduğum kitapta güzel bir laf vardı. kitap şu an uzağımda o nedenle tam yazamıyorum fakat yaklaşık olarak şöyle bir şeydi: biliyorsunuz kedilerin insanın dizine oturunca elleriyle ileri geri yapmalarının nedeni dizlerimizin ucunu annelerinin memeleri zannetmeleri. süt emerken, yani çocukken öyle ileri geri yapıyorlar ki daha çok süt aksın. söz bununla alakalı bir şeydi diye hatırlıyorum.

01:14 27.5.2014

kedi demişken, köpek daha sadık tamam yeter.

01:14 27.5.2014

babamla pazara gitmiştik, pazarda ne alırsan bir milyoncu türü tezgahlar. yedi sekiz yaşındayım daha, okulda arkadaşlarla sesli okumalar yapıyor öğretmen adımızı söyleyince birbirimizin kaldığı yerden devam ediyoruz filan. sonra bir gün ben ani bir kriz geçirdim sınıfın ortasında. lanet olsun bu nasıl hayat, sikeyim böyle eğitim sistemini diye çıldırdım. sıranın üzerindeki defterleri silgi ve kalemleri sağa sola attım, ellerimi iki yana açıp sessiz olma, hakkını savun öğrenci milleti diye bağırıyorum. beni epey dövdüler. bu pazar işi de böyle, sürekli bir isyan halinde satıcılar ve anladığım kadarıyla onların da mafyaları var.

01:19 27.5.2014

reenkarne olursam tek isteğim türkiye’de doğmamak. hatta mümkünse dünyada doğmamak. bitki olur, hayvan olur, mutfak robotu olur, mars bakterisi olur. artık bütçemize göre.

01:21 27.5.2014

neyse kalkayım bir çay sallayayım, lipton doğu karadeniz baya iyi seviyorum. evren bunu okuyosan beni bi arasana telefon da uzağımda. dünyanın her şeye en uzak yerindeyim.

 

 

 

 

Özgür Göreçki

İZDİHAM

 

 

 

 

“İzdiham, 31. Sayısında kapağı okuyucuları istediği şekilde tamamlasınlar diye manşeti siz atın dedi.” İzdiham Dergisi’nin 31 sayısı müthiş bir içerikle okuyucusunun karşısına çıkıyor. Edebiyat dünyasında yeni bir çığır açan İzdiham’ı mutlaka okuyun. İçeriği ile göz kamaştıran İzdiham’ın 30. Sayısı okuyucusuna anlamı büyük, yıllarca saklanacak bir hediye de veriyor. Herkes, herkesle gerçekten selamlaşsın diye.
İzdiham dergisinin 31. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın