Özgür Ballı, İç İm İz

içimiz diyorum evet ikimizin yerine
atlara su veriyorum yok artık daha neler
ayna, esrik, medcezir, aşk; tüm klişelere
düşüyorum hala kafiye gözetiyorum
sonra zbam diye böyle yumruklar yumruklar
bir rüyaya yanlış girmişim kimse uyandırmıyor

sıradaki parça mekanik yalnızlıklar için.

oysa sana içimizden söz edecektim
tren vapurlarından, otobüs uçaklarından
kafamın karışıklığından söz edecektim
saatlerin neye göre ayarlandığından
içimde ölen biri var diyen o sert sesli adamdan
şu şarkı boşiçimi delmeseydi eğer.

“olasılık hesabı”na bir de böyle bak.

sana içimizden söz etmek için
ben çok şiir okudum bunları yazdım
içimizin anlamadığı o köprüde o kilit
o yeşil ejderhalar fotoğraf çekinmek için
kalesi fethedilmiş masaldan şehirler var
ben o surları çok çaldım kimse açmadı.

sesimi çok kısmışım bir türlü kaynamadı.

içimizi diyorum bizi ayırmasınlar
ping ve pong olarak yaşam ve ölüm
oturma iznin var ben çok çalışmalıyım
oturmama izin yok çok sivri dağbaşları
sabahları traş olmak ve yere sakız atmayınız
saçlarımı uzatıyorum sana hiç yetişmiyor.

 

 

 

 

Özgür Ballı

İZDİHAM

 

 

 

 

  İzdiham Dergisi, 34. Sayısında birbirinden nitelikli yazılar, Türk edebiyatında ilk kez yayınlanan belgeler; sinemada ilk kez gösterilen senaryolarla okuyucularına merhaba diyor. Siz de eğer İzdiham okurken dergiden yankılanan müziği duymak isterseniz İzdiham’ı kaçırmayın. Üstelik grafiker her şeyi anlatmışken. İzdiham 34. Sayıya buradan ulaşabilirsiniz.  

Bir Cevap Yazın