Ozan Can Türkmen, Adlı Ölümsüz Eseri

Sayın ölü,
Bir zamanlar bu zamanda bulunmuşluğunuz
Eski teknoloji bir yüke dönüşmüştür
Satılması, üzerinden para kazanılması
Bu şartlarda mümkün görünmemektedir

Güzel adınızı aramızdan alın

Hanımefendi gülümsemenizi
İptal etmek durumundayım
Lütfen zorluk çıkarmayın
Ve ellerinizi cepleriniz
Ve bacaklarınız talimatları beslesin
Ben şu kapıları açacağım

Nasılsınız alkış sahipleri?
Islanmayan deniz, leke tutmayan pantolon
Aziz Allah, değerli peygamberim
Ve siz sayın ölüler
Size mümkün
Dedenizden kalmış gibi boldur
Yani anlatın ölmeniz tarihsiz bir ihtardır
Metal peygamberler ümmetleriyle düşer

Bu bazen mühendislik zaafı olarak
Anlamda küçülmeye gidiyoruz, rakamlar  koşullar
Ölüm dirac fonksiyonu ve tek
Sizi sevmek departmanımız istifadır üstelik

Solunumu durmuş

Biz de duralım.
Son paramızla nefes almak,
Zamanın genişleyen odasına mobilya,
Lazım bir nehir olarak akanlarla suyu
Bölüşmek, zorundayız
Her koşulda ölü olmanızı kaldıracak bütçemiz yok
Yoktur: bu işlerden anlarsınız

Bir gün size baktıkça bildiğimiz
Tanrı ismimizi biliyor –ya çağırırsa?–
Öv kadın, güzel kadın, ey bi’şey
Hepsini hırsla unutmak niyetindeyiz

Ozan Can Türkmen
İZDİHAM

“Biz yazılıya çalışmıştık, hayat bizi sözlü yaptı.” İzdiham Dergisi’nin 30 sayısı müthiş bir içerikle okuyucusunun karşısına çıkıyor. Edebiyat dünyasında yeni bir çığır açan İzdiham’ı mutlaka okuyun. İçeriği ile göz kamaştıran İzdiham’ın 30. Sayısı okuyucusuna anlamı büyük, yıllarca saklanacak bir hediye de veriyor. Herkes, herkesle gerçekten selamlaşsın diye. İzdiham Dergisi'nin 30. Sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın