Osman Özbahçe, Natürel Sızı

Un torbası, ayakkabı ve gölgeler. 

 

 

duman çürükleriyle seyrelttim etimi

ölümlerimi sıraya koyup da geldim ülkene

mum köpükleri nefes darbeleriyle alevden aleve

taşındığım yangınları soyunup da geldim ülkene

hiç kimse
aynı aşkı yaşayamazmış sevgilisiyle
kalpten kalbe fark varmış
öğrendim Tanrım
ağır ağır kapanan dudaklarım
ve’den önce kaç
renk darbesi atlattı
kurbağalar gibi yutkunarak
saçlarıyla bulutları kıpırdatan o kız
göğsümdeki natürel sızıyı taşıran
bozuk saat gibi zamanı onaran
bir bir şehre uzak yanımı çağırıp duran
o kızı bana yaz Tanrım
sonra sür güle beni kalbinden
kendine uzaklardan bakmaya
vahaları yutan azgın çöle
razıyım Tanrım

 

 

Osman Özbahçe

İZDİHAM


 

 

 

 

      İzdiham Dergisi 32. Sayısında birbirinden güzel yazılar, şiirler, çıldırmalar, öyküler ve denemelerle okuyucusuyla buluşuyor. Kapakta viyolonsel çalan Vedran Smailovic.  Bosna yerle bir edilirken her enkaza smokinini giyerek ağıt yakan Vedran’ın iç burkan hikayesini okuyacaksınız. Arka kapakta ise saçlarını üfleyince tarak uzattığımız Naim Süleymanoğlu. İzdiham, unutulmaz bir sayı daha sunuyor. İzdiham Dergisi 32. Sayısına Buradan Ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın