Onur Akyıl, 340

sen bana bakma bunu suyla da konuştum
çocuklarını kıran bir soydan geliyorum
eskiden de aynı töre işlerdi yakardık birbirimizi
bana benden erken bir ölüm de biçtilerdi:
bütün kutsal kitaplarda aynı sayfa
neyse güpegündüz çok konuşmak istemiyorum
dur alnımdaki adayı kanatayım belki tahtalar
yeni bir mektup kazanır çocukluğuna döner usul
er geç sarılır herkes benim gibi katiline
er geç bütün öyküler biter umulmadık bir şehirde
kim gelse kim gitse şehrin ortası epey karanlık
boş ver duyma bunları benim de sözüm işte
sarımsak ayıkla ellerin akdeniz kokar
tuzla kavgayla yeryüzüyle anlat derdini
sen bana bakma suyun beni dinlediği ne malum…

saati kurcala belki bir işe yarar
bir daha da acıya dönme sırtını

 

 

 

 

Onur Akyıl

İZDİHAM

 

 

 

 

İzdiham Dergisi 32. Sayısında birbirinden güzel yazılar, şiirler, çıldırmalar, öyküler ve denemelerle okuyucusuyla buluşuyor. Kapakta viyolonsel çalan Vedran Smailovic.  Bosna yerle bir edilirken her enkaza smokinini giyerek ağıt yakan Vedran’ın iç burkan hikayesini okuyacaksınız. Arka kapakta ise saçlarını üfleyince tarak uzattığımız Naim Süleymanoğlu. İzdiham, unutulmaz bir sayı daha sunuyor. İzdiham Dergisi 32. Sayısına Buradan Ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın