Ömer Tuğrul İnançer, Herkes Odun Gibi

 

Ömer Tuğrul İnançer Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’nde dinleyicileriyle buluştu. Hz. Peygamberin Sünnet-i Seniyye’yi anlatan İnançer, dinleyicilerine dinde sünnetin önemini anlattı ve “Sünneti Seniyye’yi yalnızca ibadet ritüelleriyle sınırlı görme yanlışından vazgeçmek lazım.” dedi.

04 Mart Çarşamba günü gerçekleşen Tasavvuf Sohbetleri söyleşisinde İslam dininde sünnet konusunu anlatan mutasavvıf Ömer Tuğrul İnançer, Hz. Peygamberin sünneti denildiğinde inananların sadece ibadet sünnetlerinin bilindiğini, sosyal sünnetlerin uygulanmadığının altını çizdi.

HZ. PEYGAMBERİ KLAVUZ BELLEMELİYİZ

Sünnet’i Seniyye denilince sadece abdest nasıl alınır gibi ibadet sünnetlerini biliniyor. Hâlbuki Peygamberimizin sosyal sünneti de var. Efendimizi tanımak, sünnetini uygulamak sadece ibadet ile sınırlı değil. Hz. Peygamberin hayatını kitaplardan okuyup, ezberlemek de yeterli değil. Biz Allah’a bildiklerimizden, hissettiklerimizden değil, amellerimizden, yaptıklarımızdan hesap vereceğiz. Sünneti ibadet ritüelleriyle sınırlı görme yanlışından vazgeçmek lazım. Ne zaman ki Hz. Peygamberin hayatından öğrendiklerimizi kılavuz belleriz, o zaman doğruyu yaparız.

İnançer, sosyal sünnet konusuna Hz. Peygamber’in torunlarına davranışıyla örnek verdi.

HZ. PEYGAMBERİN ESTETİĞİNİ BİLİRSEK ADAM OLURUZ

Peygamber Efendimiz bir hutbe esnasında camiden içeriye torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in oynayarak girdiğini görüyor ve hutbeyi kesiyor. Yerinden kalkıp çocukların terini siliyor, onları okşuyor, seviyor. Sonra tatlı bir sesle onlara oyunlarına dışarıda devam etmelerini söylüyor. Onlar da peki dedeciğim diyerek dışarı çıkıyorlar. Sonra ümmetine dönüyor ve “Kusura bakmayın, torunlarımı görünce içim elvermedi, hakkınızı helal edin.” Diyor ve hutbeye “Mallarınız ve çocuklarınız sizin için fitnedir.” ayetiyle devam ediyor.

Ayetin yanlış yorumlanışına itiraz eden İnançer, düşüncesini izah etti.

“Benim çocuklarım, benim malım” dersen evet çocuk da mal da senin için fitnedir. Ama çocuklar bana Allah’ın emaneti, mallarım Allah’ın bana hayır yapayım diye lütfu gözüyle bakarsan başka. Torunlarını görünce hutbeyi yarıda kesen, onların terini silen, kalplerini kırmadan dışarıda oynamaya gönderen, dönüp ümmetinden özür dileyen, Peygamber Efendimizdeki incelik bugün kaçımızda var? Bugün herkes odun gibi. Sosyal sünnet dediğimiz şeyden, Hz. Peygamberimizin essetiğinden, başkalarının gönlünü yapma inceliğinden haberdar olduğumuzda adam oluruz.

Ömer Tuğrul İnançer
İZDİHAM

İzdiham'ın 37. sayısında Rainer Maria Rilke'nin vasiyetnamesi Sema Peltek'in çevirisiyle Tükçe'de ilk kez İzdiham'da yayımlanıyor. Müslüm Gürses’i kapağına taşıyan İzdiham Dergi’nin Ekim-Kasım sayısı; Meltem Gülname Kaynar’ın hazırladığı İzdiham Maarif Takvimi’yle başlıyor. Rilke’nin Vasiyetnamesi ilk kez Sema Peltek'in çevirisiyle Türkçe yayımlanırken Gökhan Özcan’ın kendine has bir tarzda yazdığı yazısıyla devam eden bu sayıda Gerard de Merval’in morg kaydına yer veriliyor. Erhan Tuncer köşesinde Yeşilçam Şiirlerinden oluşan bir yazı dizisine başlarken; birbirinden farklı üsluplarıyla dikkat çeken ve bu sayıda yer alan yazarlar: Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Çağatay Hakan Gürkan, Dilek Kartal, Faruk Aksoy, Furkan Güngör, Güray Süngü, Hakan Göksel, İbrahim Varelci, Melda Zirek, Muhammed Güleroğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Seda Nur Bilici, Talip Kurşun, Tuğba Karademir, Turan Karataş, Yasin Kara. Şiirleriyle: Bülent Parlak, Abdülhamit Güler, yer alırken; öyküleriyle: Arzu Özdemir, Emine Şimşek, Zeynep Kahraman Füzün; masalıyla: Meryem Ermeydan yer alıyor. Filmler ve Replikler köşesini Berat Karataş hazırladı. Etibar Hesenzade Şehriyar'ın biyografisini yazdığı, Arzu Özdemir'in de bir şiirini çevirdiği dergide: Enes Aras, Mercedes Kadir’i; Ferhat Toka, Cahit Zarifoğlu’nu; Özer Turan, Bakunin’i; Yunus Meşe, Kadı Burhanettin’i anlatıyor. Röportajlarda; Beyazıt Bestami dolarla, Hacı Ahmed Eriş oto tamircileriyle, Mustafa Toprak Ahmet Hamdi Tanpınar ile konuştu. izdiham dergisinin 37. sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.    

Bir Cevap Yazın