Nurdal Durmuş, Aliya Sen Olmasaydın

Bir komutan tanıyorum: Dünyanın en büyük üçüncü ordusunun başındaki  Sırp komutanın “Öldürün, yakın, yıkın, katledin!” emirlerine karşı, “Savunmasız insanlara zulmetmeyin! Ancak halkın ordusu olduğumuzda ve insanlar bizden korkmadığında muzaffer olabiliriz. İnsanları tehdit eden bir ordu sefildir. Muzaffer olamaz!” emri veren bir komutan.

Bir devrimci tanıyorum: “Bizler sadece özgürlüğü için savaşan bir halkız. Cesaret, bilgelik ve iyilikle amaca ulaşmak istiyoruz. İnsanlara karşı nefret hissetmiyorum” diyen, her şeyin güzel sonuçlanacağına dair umudunu her zaman diri tutan bir devrimci.

Bir öğretmen tanıyorum: “Yeryüzünün öğretmeni olabilmek için, gökyüzünün öğrencisi olmalı” diyen, taviz vermeden, kardeşçe, ötekini anlamayı borç bilerek yaşamayı öğütleyen… Müslümanların yok sayıldığı bir coğrafyada, hem Avrupalı, hem Müslüman, hem bilge, hem kardeş olarak yaşanabileceğini öğreten bir öğretmen.

Bir asker tanıyorum: Bütün savaş teamülleri Sırplar ve Hırvatlar tarafından ihlal edilmiş; kadınlar ve çocuklar öldürülmüş, kutsal mekanlar, köprüler, kültürel anıtları tahrip edilmiş, savunmasız insanlar katledilmişken; “biz bunları hiçbir zaman yapmadık” demekle gurur duyan bir asker.

Bir âlim tanıyorum: Medeniyetinden kökleri kopartılmış bir ulusun yeniden hayata tutunmasını sağlamış, yaşadığı onca acıya rağmen insanlık dışı hiçbir vahşete tenezzül etmemiş; örfünü, dinini, geleneğini bilen; alnı ak, başı dik, sağlam bir toplum inşa etmiş…

Bosna göklerinde Ezân- ı Muhammedî yankılandıkça safları sıklaştıran, “Allah Ekber” diyen Avrupalı, Müslüman bir toplum inşa eden âlim.

Bir psikolog tanıyorum: Acılarını nasıl gizleyip aklıselim düşünebildiği, savaşta ve masada bu kadar soğukkanlı kalmayı nasıl başarabildiği hala kıskançlıkla anlaşılmaya çalışılan, duygularını aklının önüne geçirmeyen bir psikolog.

Bir insan tanıyorum: Düşmanları için saygı duyulacak bir rakip, halkı için bir kahraman, çocukları için şefkatli baba…

Aliya, 13 yıl önce bugün aramızdan ayrıldı.
Saygı, minnet, rahmet ve şükranla kalbimizde yaşıyor.

 

 

Nurdal Durmuş

İZDİHAM

 

“İzdiham, 31. Sayısında kapağı okuyucuları istediği şekilde tamamlasınlar diye manşeti siz atın dedi.” İzdiham Dergisi’nin 31 sayısı müthiş bir içerikle okuyucusunun karşısına çıkıyor. Edebiyat dünyasında yeni bir çığır açan İzdiham’ı mutlaka okuyun. İçeriği ile göz kamaştıran İzdiham’ın 30. Sayısı okuyucusuna anlamı büyük, yıllarca saklanacak bir hediye de veriyor. Herkes, herkesle gerçekten selamlaşsın diye.
İzdiham dergisinin 31. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın