Nodar Dumbadze’nin Güneşli Gece

“Güneşli Gece”, Dedalus Kitap etiketiyle raflarda!
Çağdaş Gürcü edebiyatının öncü isimlerinden Nodar Dumbadze’nin Güneşli Gece kitabı çıktı!

Çağdaş Dünya Edebiyatı çevirileriyle okurları farklı ülkelerin edebiyatlarıyla buluşturmayı kendine ilke edinen Dedalus Kitap, bu kez Gürcü edebiyatının kapılarını aralıyor. Daha önce “Güneşi Görüyorum” adlı kitabıyla Türk okurlarının karşısına çıkan, Gürcü edebiyatının öncü isimlerinden Nodar Dumbadze’nin “Güneşli Gece” kitabını okurlarına sunuyor.

Peki, kimdir Nodar Dumbadze?

Çağdaş Gürcü edebiyatının en ünlü isimlerinden biri olan yazar, 14 Temmuz 1928’de Tiflis’te doğdu ve 4 Eylül 1984’te aynı yerde hayata veda etti.

Nodar Dumbadze, 1950 yılında Tiflis Devlet Üniversitesi Ekonomi Fakültesini bitirdi. Aynı yıl gazete ve dergilerde ilk şiirleri ve mizah öyküleri yayımlandı. 1967 – 1972 arasında, Niangi adlı mizah dergisinin editörlüğünü yaptı. Pek çok öykünün de yazarı olan Dumbadze’nin sırasıyla ,“Ben, Ninem, İliko ve İlarion” (1960), Güneşi Görüyorum “(1962), “Güneşli Gece” (1967), “Korkma, Anne” (1971), “Beyaz Bayraklar” (1973) ve “Sonsuzluk Yasası” (1978) adlı romanları yayımlandı. Dumbadze, Sovyet Yazarlar Birliği ve Gürcistan Yazarlar Birliği üyesiydi.

Dumbadze’nin yapıtlarında yalınlık, akıcılık, mizah, hüzün dikkat çeker. Yazar 1975 yılında Şota Rustaveli Devlet Ödülü ve 1980 yılında Lenin Ödülü’ne değer bulunmuştur. Yapıtlarının neredeyse tamamı tiyatroya uyarlanmış ve filme alınmıştır. Nodar Dumbadze’nin “Güneşi Görüyorum”u (1967) ve birkaç kitabı daha Türkçeye çevrilmiştir.
“GÜNEŞLİ GECE” de Dedalus Kitap’la çok yakında sizlerle.

Arka Kapak

Dumbadze, Gürcü edebiyatının en etkili isimlerinden, belki de en önemlisi. Ekşi’de, hakkında sadece iki entry de olsa, yaklaşık otuz yıl önce bir romanı Türk okuruna ulaşmıştı. Şimdi Dumbadze, ülkemiz okurlarıyla yeniden buluşuyor. Güneşli Gece ile.
Güneşli Gece, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Tiflis’te geçen hikâyenin ana kahramanı Temo’nun yaşadıkları üzerinde nefes alıp veren bir roman. Sürgünden dönen Temo yaşamı, aşkı, âşık olduğu denizi ve güneşi en baştan tanımlamaya koyulur. Değişime uğrayan tüm kavramları. Daha önce, kendisine başka başka duygular ifade eden kavramlar bütünüyle değişmiştir. Bunlar olurken okur olarak biz, Dumbadze’nin sarsıcı kalemini, tercih ettiği metaforlarla yoğunlaşmış anlatısını hayranlıkla izliyoruz. Bu arada, hemen belirtelim kapakta tasarımcımız Sancar Dalman’ın tercih ettiği çiçekler ise romanın içinde denize düşen Ortancalar. Teşekkürler Dalman.
Bu kadar güzellik içinde, ne diyelim diye çok düşünmeyelim, bu kitap “(…) uykusu olmadığı için uyumayanın, uykusu olduğu halde uyumaması gerektiği için uyumayanın da şerefine olsun. Her ikisi de gündüzün olmasını bekliyor. Şerefine olsun gecenin (…)” diyelim, kitabın ortasından konuşarak.

İZDİHAM

 

 

İzdiham Dergisinin 29. sayısı çıktı.  İzdiham 29. Sayısını hiçbir şey için okumayacaksanız bile 00.05.1965 tarihinde Elazığ Akıl Hastanesi’nde yatan Urfalı bir hastanın Allah’a yazdığı mektup için okuyun!   İzdiham 29. sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın