Nestor Makhno, Taçankada Bir Militan

 

 Kimseyle anlaşma yoluna gitmedi.

  19.yy’lın sonlarında 1848-50 devrimlerinin sonrasında,Paris’i kısa bir süreliğine de olsa özgürleştiren Paris Komünü’nün üzerinden tam 18 yıl geçmişti Makhno Uykayna’nın Gulye-Polye isimli bölgesinde yoksul bir köylü ailesinin çocuğu olarak dünyaya geldiğinde.Makhno gerek içinde bulunduğu sınıfsal ve coğrafi durum gerekse de o yıllarda düyada ve özellikle Avrupa’da gelişen isyancı dalgadan çabucak etkilenerek egemenlere ve otoriteye karşı mücadeleye ömrünü adayacak bir anarşist olarak,1906 yılında,17 yaşında bir anarşist eylem grubunun içinde buldu kendini.

O eylemin sıcaklığı içinde isyancı ve devrimci kişiliğini bulabilen bir eylem insanıydı. Bu nedenle de henüz 17 yaşında bir polise yönelik silahlı bir saldırıdan dolayı idam cezasına çarptırıldı. Fakat yaşı küçük olduğundan ömür boyu hapis cezası uygun görüldü. Hapishanede geçirdiği 11 yılda gerek diğer mahkumlarla yaptığı sohbetler gerekse kendince yaptığı okumalar ona çok şey kattı. Bu yıllar ona bilginin ötesinde sarsılmaz bir devrimci irade kazandırdı. 1917 Şubat Devrim’inde diğer tüm tutsaklar gibi serbest bırakıldı. Onun eylem anlayışı,yalnızca sabotaj,suikast vb. gerilla tarzı eylemliliklere dayanmıyordu. Makhno, yönetilenlerin,artık yönetilmek istememesinin’ezilenlerin bilincinde açacagı devrim ufkunu da çok iyi kavramış bir anarşistti.Bu yüzden de hapishaneden serbest kalır kalmaz, ilk işi doğduğu Gulya-Polya’ya dönerek,orada tarım emekçilerinin örgütlenmesine öncülük etmek oldu. Mücadele yaşamında,bir an bile örgütlü mücadele anlayışından taviz vermeyerek,günümüze devrimci anarşistlerin mücadelesine ışık oldu Makhno yoldaş. Köylülerden silahlı küçük ama vurucu gücü oldukça etkili birlikler kurarak toprak sahiplerinin elinden toprakları alıp asıl sahiplerine ani o toprağı işleyen köylülere dağıtılmasında öncülük etti.

Makhno’nun bu küçük gerilla birliklerinin en önemli aktörü kuşkusuz o yıllarda Ukrayna köylüleri arasında adeta bir efsane haline gelmiş olan Taçanka’lardı. Taçankalar bir atın çektii arabaya ağır makineli tüfeğin yüklenmesiyle manevra gücü yüksek vuruş kabiliyeti mükemmele yakın bir direniş makinesiydi.Makhnı ve yoldaşlarının isyan ordusunun önünde çıktığı her saldırı eyleminde anarşinin sembolü olan kara bayrak ve “fabrikalar işçilerin,toprak köylülerin” gibi liberter sloganların bulunduğu kara pankartlar da bulunuyordu. Makhno’nun kara bayraklı isyan ordusunun Ukrayna emekçilerinin gözünde bir efsane haline getiren dört ayrı düşmana karşı verdikleri uzlaşmaz ve kahramanca mücadeleydi.Bolşevikler’i 1918′de Brest-Litovsk Andlaşması’nın imzalamasıyla önce Avusturya-Macaristan Birliklerine karşı sonra Denikin’in başında bulunduğu Beyaz Ordu’ya işbirlikçi ve Ukrayna toprak ağalarının desteklediği Ukrayna Ordusu’na ve Bolşevikler’in Kızıl Ordu’suna karşı dört ayrı cepede olağanüstü dirençli bir mücadele vermiştir Makhno ve yoldaşlarının kara bayraklı İsyan Ordusu.

Bolşevikler’in iktidarı Denikin’in Beyaz Ordusu’nun tehdiri altındaydı aralık 1918′de.Bu tehlike karşısında Makhno öncülüğündeki İsyan Ordusu’nun süvari birlikleri ve taçankalarla güçlendirilmiş gerilla savaşının başarısını bilen Bolşevikler üç kez ittifak kurmak zorunda kaldılar. Ancak her ittifak sonunda Bolşevikler, Beyaz Ordu tehlikesinin bertaraf edilmesiyle andlaşmayı ihlal eden taraf oldu.Ancak Kızıl Ordu’nun en büyük ihaneti 1920 sonlarında 70 kadar isyan ordusu komutanını bir konferansa davet etme bahanesiyle pusuya düşürüp katletmesidir.Bu olay Makhnovist Hareket için de dönüm noktası oldu. Kızıl Ordu’yla Makhnovist İsyan Ordu’su arasında Makhno ve yoldaşlarının güneye sürülmesiyle sonuçlanan ciddi çatışmalar yaşandı.

Makhnovist İsyan Ordusu, örgütlü direnişin kusursuz uygulamarıyla yüzyılın ortalarında yaşanacak Çin, Küba ve Vietnam Devrimleri’ne esin kaynağıdır. Ama asıl önemlisi Makhno ve yoldaşları toprağın özgürleştirilmesi ve kolektifleştirilmesi deneyimlerini 1918-1920 Ukrayna’sında gerçekleştirerek 1871 Paris Komünü’nden sonra 20.yy’ın ilk anarşsit deneyimini gerçekleştirerek 1936-1939 Büyük İspana Devrimi’nin müjdeleyicisi olmuştur.

Yoldaşlar! Zaman beklemez;bir an önce müfrezelerinizi oluşturun.Her şey özgürlüğün davası için!Bütün zalimlere ve toprak sahiplerine ölüm!Toprak sahiplerinin ve efendilerinin olmayacağı gerçek özgür komünler için nihai kavgamızı başlatalım!Şiddete şiddetle karşılık verilmelidir. Kardeşler silah başına !

 

Nestor Makhno

 İzdiham

izdiham-26-sayi

İzdiham 26. Sayı

İzdiham dergisi 26. Sayısında hiçbir yerde bulamayacağınız çok özel çalışmalar yer alıyor. Edebiyatla gençleri ve hayatı birbirine dost yapan İzdiham’ın bu sayısında Gökhan Özcan, Ercan Kesal, Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Baki Ayhan T., Murat Kapkıner, Güray Süngü, Zeliha Yurdaer, Onur Bayrak, Dilek Kartal, Yağız Gönüler, Yunus Meşe, Mazlum Mengüç, İbrahim Varelci Süleyman Unutmaz, Ferhat Toka, Selman Urluca, Berkan Ürgen, Yasin Kara, Özer Turan, Çağatay Hakan Gürkan, Seda Bilici, Feyza Özcan, Beyazıt Bestami, Halil Kurbetoğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Mustafa Toprak, Öner Buçukcu, Fahrettin Dede, Dinçer Ateş, Turgay Bakırtaş ve Bülent Parlak gibi nitelikli eserler veren edebiyatçılar ile genç ve umut vaad eden isimler yer alıyor. İzdiham Maarif Takvimi, Lügatlere Güncelleme, Bulgarlar Ne Okuyor? Adlı çalışmanın yanı sıra bir de taziye ilanı yer alıyor. Dengenizi Kaybettiniz, başınız sağolsun. İzdiham’ı bir solukta okunacak bir sayıyla karşınızda. İzdiham dergisinin 26. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: