Neşet Ertaş’ın Her Dinleyişte İçimizi Titreten Türküleri

Neşet Ertaş bir ömür boyu “yalan dünya” söylemişti. Dünyadan giderken bile tek gerçeği “yalan” olan bir ömür yaşadığımızı öğreterek veda etti.

Neşet Ertaş hariç kimsenin arkasından bu ülkede ” Yahudi, Hristiyan, Müslüman; Alevi, Sünni, Şii; İslamcı, ateist; komünist, sağcı, solcu; o partili, bu partili ayrım yapmaksızın saygıyla anılmadı. O hariç hiç kimse toplumun bütün kesimlerinin arkasından rahmet okuduğu bir iz bırakmadı.

Neşet Ertaş bu toplumun üzerinde mühendislik planları yapanlara inat yoğrulmuş kardeşlik hamurumuzun pişmiş ekmeği gibiymiş.
Ne güzel ki her kesim arkasından rahmetle ve saygıyla anıyor.
Neşet Ertaş türkü demek; binlerce yıldır söylenen ve söylenecek olan…
Neşet Ertaş bağlama demek; binlerce yıldır çalınan ve çalınacak olan…
Neşet Ertaş hamur demek; binlerce yıldır bu toprakların bütün renklerinden yoğrulmuş ve yoğrulacak olan.

Allah üstadın ahiretini “yalan” etmesin.

1. Gönül Dağı

Gönül dağı yağmur yağmur boran olunca
Akar can özümde sel gizli gizli
Bir tenhada can cananı bulunca
Sinemi yaralar yar oy yar oy yar oy yar oy

Dil gizli gizli dil gizli gizli
Sinemi yaralar yar oy yar oy yar oy yar oy
Dil gizli gizli dil gizli gizli

Dost elinden gel olmazsa varılmaz
Rızasız bahçenin gülü derilmez
Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez
Gönülden gönüle giden yar oy yar oy yar oy yar oy

Yol gizli gizli yol gizli gizli
Gönülden gönüle yar oy yar oy yar oy yar oy
Yol gizli gizli yol gizli gizli

Seher vakti garip garip bül bül öterken
Kipriklerin ok yar yar cana batarken
Cümle alem uykusunda yatarken
Kimseler görmeden yar oy yar oy yar oy yar oy yar oy

Gel gizli gizli gel gizli gizli
Hoyratlar görmeden yar oy yar oy yar oy yar oy yar oy
Gel gizli gizli gel gizli gizli

2. Yazımı Kışa Çevirdim (Leylam)

Yazımı kışa çevirdin
Karlar yağdı başa Leyla’m
Viran oldu evim yurdum
Ne söylesem boşa Leyla’m

Her an gözümde perdesin
Nere baksam sen ordasın
Mevlam ayrılık vermesin
Göğde uçan kuşa Leyla’m

Yardan ayrı kalmak ölüm
Söyle ne olacak halim
Böyle kader böyle zulüm
Gelir Garip başa Leyla’m

 

3. Anam Ağlar Başucumda Oturur

Anam Ağlar Baş Ucumda Oturur
Derdim Elli İken Yüze Yetirir
Bu Dert Beni Yiye Yiye Bitirir

El Çek Tabip El Çek Benim Yaramdan
Ölürüm Gurtulmam Ben Bu Yaramdan

Anama Babama Yüzüm Kalmadı
Bir Su Ver Demiye Sözüm Kalmadı
Doktora Tabibe Lüzum Kalmadı

El Çek Tabip El Çek Benim Yaramdan
Ölürüm Gurtulmam Ben Bu Yaramdan

 

4. Mühür Gözlüm

Mühür gözlüm seni elden
Sakınırım kıskanırım
Uçan kuştan esen yelden (Yağan kardan esen yelden)
Sakınırım kıskanırım (Sakınırım kıskanırım)

Havadaki turnalardan
Su içtiğin kurnalardan
Giyindiğin urbalardan
Sakınırım kıskanırım

Beşikte yatan kuzundan
Hem oğlundan hem kızından
Ben seni senin gözünden
Sakınırım kıskanırım

Al’ızzet’i oncalardan
Elindeki goncalardan
Yerdeki karıncalardan
Sakınırım kıskanırım

 

5. Zahidem

Zahide kurbanım n’olacak halim
Yine bir laf duydum kırıldı belim
Gelenden gidenden haber sorarım
Zahidem bu hafta oluyor gelin

Hezeli de deli gönül hezeli
Çiçek Dağı döktü m’ola gazeli
Dolaştım alemi gurbet gezeli
Bulamadım Zahide’den güzeli

Gurbet ellerinde esirim esir
Zahide kurbanım hep bende kusur
Eğer anan seni bana verirse
Nemize yetmiyor el kadar hasır

 

6. Yalan Dünya

Hep sen mi ağladın hep sen mi yandın
Bende gülmedim yalan dünyada
Sen beni gönlünce mutlumu sandın
Ömrümü boş yere çalan dünyada

Ah yalan dünyada yalan dünyada
Yalandan yüzüne gelen dünyada

Sen ağladın canım ben ise yandım
Dünyayı gönlümce olacak sandım
Boş yere aldandım boş yere kandım
Rengi gönlümde solan dünyada

Ah yalan dünyada yalan dünyada
Yalandan yüzüne gelen dünyada

Bilirim sevdiğim kusurun yoğdu
Sana karşı benim hayalim çoğdu
Felek bulut oldu üstüme yağdı
Yaşları gözüme dolan dünyada

Ah yalan dünyada yalan dünyada
Yalandan yüzüne gelen dünyada

Ne yemek ne içmek ne tadım kaldı
Garip bülbül gibi feryadım kaldı
Alamadım eyvah muradım kaldı
Ben gidip ellere kalan dünyada

Ah yalan dünyada yalan dünyada
Yalandan yüzüne gelen dünyada

 

6. Neredesin Sen

Şu garip halimden bile işveli nazlı
Gönlum hep seni arıyor neredesin sen
Tatlı dillim güler yüzlum ey ceylan gözlöm
Gönlüm hep seni arıyor neredesin sen

Ben ağlarsam ağlayıp gülersem gülen
Bütün dertlerim anlayıp gönlümü bilen
Sanki kalbimi bilerek yüzüme gulen
Gönlüm hep seni arıyor neredesin sen

Sinemde gizli yaramı kimse bilmiyor
Hiç bir tabib şu yarama merhem olmuyor
Boynu bükük bir garibim yüzüm gülmüyor
Gönlüm hep seni arıyor neredesin sen

 

8. Kendim Ettim Kendim Buldum

Karadır bu bahtım kara
Sözüm kar etmiyor yare
Yüreğimi yaktı nara
eyvah eyvah eyvah ey

Kendim ettim kendim buldum
Gül gibi sararıp soldum
eyvah eyvah ey

Bilmez yar gönlümden bilmez
Akar gözyaşlarım dinmez
Bir kere yüzüme gülmez
Eyvah eyvah eyvah ey

Kendim ettim kendim buldum
Gül gibi sararıp soldum
eyvah eyvah ey

Söylerim sözüm almıyor
O yar yüzüme gülmüyor
Garip gönlümü bilmiyor
Eyvah eyvah eyvah ey

Kendim ettim kendim buldum
Gül gibi sararıp soldum
eyvah eyvah ey

 

 

İZDİHAM

 

 

izdiham-26-sayi

İzdiham 26. Sayı

İzdiham dergisi 26. Sayısında hiçbir yerde bulamayacağınız çok özel çalışmalar yer alıyor. Edebiyatla gençleri ve hayatı birbirine dost yapan İzdiham’ın bu sayısında Gökhan Özcan, Ercan Kesal, Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Baki Ayhan T., Murat Kapkıner, Güray Süngü, Zeliha Yurdaer, Onur Bayrak, Dilek Kartal, Yağız Gönüler, Yunus Meşe, Mazlum Mengüç, İbrahim Varelci Süleyman Unutmaz, Ferhat Toka, Selman Urluca, Berkan Ürgen, Yasin Kara, Özer Turan, Çağatay Hakan Gürkan, Seda Bilici, Feyza Özcan, Beyazıt Bestami, Halil Kurbetoğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Mustafa Toprak, Öner Buçukcu, Fahrettin Dede, Dinçer Ateş, Turgay Bakırtaş ve Bülent Parlak gibi nitelikli eserler veren edebiyatçılar ile genç ve umut vaad eden isimler yer alıyor. İzdiham Maarif Takvimi, Lügatlere Güncelleme, Bulgarlar Ne Okuyor? Adlı çalışmanın yanı sıra bir de taziye ilanı yer alıyor. Dengenizi Kaybettiniz, başınız sağolsun. İzdiham’ı bir solukta okunacak bir sayıyla karşınızda. İzdiham dergisinin 26. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: