Neden Tarkovski Olamıyorum

Neden Tarkovski Olamıyorum

 

Televizyon için basit işler yaparak hayatını geçindirmeye çalışan -ki onu da bir gün kesilen elektrik, diğer gün kesilen doğalgaz ile pek gerçekleştiremeyen- Bahadır’ın (Tansu Biçer) asıl dileği Tarkovsky gibi bir yönetmen olabilmektir. Ama beklentileri pek de istediği yönde ilerlemez. Hem çalıştığı televizyon işindeki dağınık ortam hem de aynı evi paylaştığı arkadaşlarının boşluğu ister istemez Bahadır’ın da hayatını şekillendiriyor ve sevgilisiyle ettikleri kavgada söylediği gibi kişiyi çevresi bir yerlere getiriyor. Bu noktada Bahadır, düşüncelerinde bambaşka şeyler yaratsa da, rüyalarında Tarkovsky’nin filmlerinde gezinse de kendi yarattığı bu çevrenin esiri oluyor. O nedenle her sabah uyandığında duvarında asılı olan Tarkovsky ona tepeden azarlarcasına bakarak şöyle diyor: “İlkelerine bir kez olsun ihanet eden insan, hayat ile olan saf ilişkisini yitirir.”

f0cd29f3-3722-4d39-ab74-ce9f56399887

Yönetmen Murat Düzgünoğlu, filmin kendi hayatından birçok şey taşıdığını belirtiyor. Bahadır karakteri gibi Fikirtepe’de benzer bir arkadaş çevresiyle yaşarken bir yandan da türkü filmleri çekiyormuş. Tıpkı filmde Bahadır’a daha ticari düşünmesini ve sanat filmi yapmak yerine türkü filmleri çekip parasını almasını tavsiye eden arkadaşı gibi. Yine aynı şekilde senaryosunu hayata geçirmek için görüştüğü yapımcının, kendi filmi yerine iki erkek arasında kalmış kadının hikayesini çekmesini, kendi filmini de babasının parası varsa tabii ki çekebileceğini söylemesi, bu piyasada çalışan ve bir şeyler yapmak isteyen herkesin üzerinde durduğu konulardan.

Filmde öne çıkan karakterlerden biri de Menderes Samancılar’ın canlandırdığı Hasan karakteri. Bahadır’ın film boyunca yaşadığı kafa karışıklığını çözmesi için yolu o gösteriyor, bunu yaparken de Bahadır’ın kendi sözlerinden yola çıkıyor. Sürekli başarıya, paraya vurgu yapılan, gerçek hayattan uzak bir pazarlama dünyasında insan kendi sesinden git gide uzaklaşıyor. Yönetmen Murat Düzgünoğlu ise bu konuda şöyle diyor: “Aslolan insanın kendisini duymasıdır.”

İZDİHAM

izdiham-26-sayi

İzdiham 26. Sayı

İzdiham dergisi 26. Sayısında hiçbir yerde bulamayacağınız çok özel çalışmalar yer alıyor. Edebiyatla gençleri ve hayatı birbirine dost yapan İzdiham’ın bu sayısında Gökhan Özcan, Ercan Kesal, Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Baki Ayhan T., Murat Kapkıner, Güray Süngü, Zeliha Yurdaer, Onur Bayrak, Dilek Kartal, Yağız Gönüler, Yunus Meşe, Mazlum Mengüç, İbrahim Varelci Süleyman Unutmaz, Ferhat Toka, Selman Urluca, Berkan Ürgen, Yasin Kara, Özer Turan, Çağatay Hakan Gürkan, Seda Bilici, Feyza Özcan, Beyazıt Bestami, Halil Kurbetoğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Mustafa Toprak, Öner Buçukcu, Fahrettin Dede, Dinçer Ateş, Turgay Bakırtaş ve Bülent Parlak gibi nitelikli eserler veren edebiyatçılar ile genç ve umut vaad eden isimler yer alıyor. İzdiham Maarif Takvimi, Lügatlere Güncelleme, Bulgarlar Ne Okuyor? Adlı çalışmanın yanı sıra bir de taziye ilanı yer alıyor. Dengenizi Kaybettiniz, başınız sağolsun. İzdiham’ı bir solukta okunacak bir sayıyla karşınızda. İzdiham dergisinin 26. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: