Nadir Aşçı, Kalben Müstafi

öyle der babam, bizimki gönül yorgunluğu
iner merdivenlerden, göğsüne tutunarak
ekmek derdi diyorlar, dertlerin en güzeli
hangi dağı kaldırsam, kabuk bağlıyor toprak

sahibi ölmüş eşyanın derin hürmetiyle
geçiyor hevesler bir bir, günlerim dahası
kağıda yazılmazmış eskiden mühim sözler
kırk odaya sığmıyor şimdi, sandık odası

olduğundan büyük gösteren yaşlar gibiyim
dağılıyor uykum, söz bile ağzımda yara
kendi şerrinden, gölgesine sığınan çınar
diyeceğini deyip, çekiliyor kenara

el örgüsü siyah ellik, saf çelikten bıçak
soluksuz bırakıyor beni, camdaki buğu
her şeyi biliyor, ateşi elinde tutan
öyle der babam, bizimki gönül yorgunluğu

 

 

 

 

Nadir Aşçı

İZDİHAM

 

 

 

 

 

İzdiham Dergisinin 29. sayısı çıktı.  İzdiham 29. Sayısını hiçbir şey için okumayacaksanız bile 00.05.1965 tarihinde Elazığ Akıl Hastanesi’nde yatan Urfalı bir hastanın Allah’a yazdığı mektup için okuyun!   İzdiham 29. sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın