Naci Bahtiyar, Madenin Çocukları

aşkın ilk adımlarını sızlatan safran
melekesine yandığım dirim
yolunda tütsem erer sırrına cenin

beni kekeleme adımı bana bağışla
yorgun madenler yatıyor altımda
oğullarımızla karıştık ve mayalandık toprağa

şimdi geceye gerdik derimizi sen de bil istedik
sümbülü nakışladık sabahın çocuk yüzüne

poyrazı üflensen külüme tayfun çıkar közümden
aklın cenderesinde sıkışıyor mantık
yol bitmeden sonlanırsa ölüm odası
özür dilerim senden suçluyum toprağa

evin çıkışı vedalara sahneyse
tunç, vicdanlardan daha yumuşak bir cevherdir

bu ülkenin kömür karasını emziriyor annem
suskuyu teraziliyor vicdanında
ağır gelen ölüm yanımı
iliştiriyor madenin çocuklarına

söyle tanrının erdem bildiği türküleri
dehşetim kendime ömür törpüsü
mahşerim derinden kanatır bebelerimi

aklın meydanı er kişiye pusu değildir adamım
yiğidin kaderine ölüm kahpeliğini kurmuşsa tarih
bil ki meydanda yiğidin değil
itin harman olduğudur zaman

Naci Bahtiyar, Akatalpa
İZDİHAM

“Biz yazılıya çalışmıştık, hayat bizi sözlü yaptı.” İzdiham Dergisi’nin 30 sayısı müthiş bir içerikle okuyucusunun karşısına çıkıyor. Edebiyat dünyasında yeni bir çığır açan İzdiham’ı mutlaka okuyun. İçeriği ile göz kamaştıran İzdiham’ın 30. Sayısı okuyucusuna anlamı büyük, yıllarca saklanacak bir hediye de veriyor. Herkes, herkesle gerçekten selamlaşsın diye. İzdiham Dergisi'nin 30. Sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın