Naci Bahtiyar, Kendir İp

Eksiltili düşlerin zamansız tamircisiyim
yoluna özrümü serdiğim yitik sevgili
senin olsun uyuşmuş ayağımda soğuk kuyu
çarıktan canik markaya geçen zincirin halkası

Soğuk suya yatırılmış bir kendir sersemiydim güzünüzde
bıraksan ipimi çekerim ömrümden, ne minnet size
neye kısmetmiş ilmiğini dişlediğim mendebur zaman

Göbeğinden ömre bağlanan hayat boynuma hem ölüm
beni yaratan annemin karnı sızım sızım sızlasın
sivas’ın darında yandığım, suyundan içtiğim sultan
boy/n/umu ölçerim, hayat nasıl gelirsen
başım gözüm üstüne

Altındaki sehpanın ayağı olsam
salardım kökümü toprağa
kucaklar öperdim boynundaki halkını

Bak uyuşan ellerim sadece pirim yanlış anlama sakın
kalbimin kaslarını yumuşatacak sesini sûr üfle boynuma

İki halkın öpüşmesi akar susuz ve ayaz geceme
tarihimden sızan kandı avcumda biriktiğim
hüseyin deyip başıma koymuşluğum bundandır
bundandır iki elimi yıkamadan sana koşmuşluğum

Susuyorum ya dilimin yarası kancıktır
elim ardımda geziyorum zaman kötü
boynumun darası olsa olsa bir kendir ip
ağır gelsin o ipe
yoluna bağışladığım günahlarım

 

Naci Bahtiyar, Akatalpa

İzdiham

İzdiham Dergisi 32. Sayısında birbirinden güzel yazılar, şiirler, çıldırmalar, öyküler ve denemelerle okuyucusuyla buluşuyor. Kapakta viyolonsel çalan Vedran Smailovic.  Bosna yerle bir edilirken her enkaza smokinini giyerek ağıt yakan Vedran’ın iç burkan hikayesini okuyacaksınız. Arka kapakta ise saçlarını üfleyince tarak uzattığımız Naim Süleymanoğlu. İzdiham, unutulmaz bir sayı daha sunuyor. İzdiham Dergisi 32. Sayısına Buradan Ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın