Müzeyyen Demir Yel, Sürgün Günlüğü

Babam hep sürgün olurdu, doğal olarak biz de. Sürgün deyip geçmemek lazım, kısa aralıklarla sürünmek gibi bir şey.

Sonra alışıyorsun işte, çok alışıyorsun. Ve hep alışıyorsun.

“Zaten insanın kaderi alışmak gibi bir şey.”

Fakat şehirlerin ve içindeki  insanların o cezbedici yanı “İyi ki sürgün bir adamın kızıyım” dedirtiyordu çok zaman.

Tanıştığımız bütün kentlerin insanlarıyla nedense haşır neşir olmuyordum ilk etapta. O şehirlerin ağaçları, dağları, tepeleri, uğultulu rüzgarları her daim en yakın arkadaşım olurdu.

“Ve kurumuş salyangoz kabukları.”

Bunu niye yapıyordum bilmiyorum ama avuç avuç salyangoz kabuğu biriktiriyor onlar çoğaldıkça kendimi hiç yalnız hissetmiyordum. Çoğaldıkça çıkarttıkları ses, başka seslere ihtiyaç duyurmuyordu bana. O kabuklu dünyanın canlı bir parçası olmak aslında mutlu ediyordu beni.

Çok sonra, büyüdüğüm vakit; geçmişten gelen kabukların beni koruyan bir dış elbise olduğunu fark ettim. Ne zaman bir dolu sesten kaçmak istesem yine aynı kabukların yanında alıyordum soluğu.

Ben ve salyangoz kabuklarım.

Dağlarım, ovalarım, rüzgar uğultularım.

Müzeyyen Demir Yel

İZDİHAM

izdiham 38. sayıya buradan ulaşabilirsiniz.


İzdiham’ın 38. Sayısı çıktı. Birbirinden genç ve usta kalemlerin yer aldığı bu sayıda Yıldız Tilbe’nin edebiyattan ve şiirden de bahsettiği röportajını okuyabilirsiniz.

 
Mustafa Kutlu, Gökhan Özcan, Bülent Parlak, Atakan Yavuz, Turan Karataş, Mehmet Narlı, Yasin Kara, Hakan Göksel, Seda Nur Bilici, Enes Aras, Burak Süme, Erhan Tuncer, Dilek Kartal,  İbrahim Varelci, Melda Zirek, Meltem Gülname Kaynar, Tuğçe Kaplan Şahin, Faruk Sarıkavak, Ecem Aktaş, Yunus Meşe ve daha birçok yazarın şiirlerine, denemelerine, hikayelerine ve incelemelerine rastlayacaksınız. Büyük keyif alarak okuyacağınız bu sayının kapağında müzik de var.
izdiham dergisinin 38. Sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın