Muzaffer Serkan Aydın, Gölgeden

“Kını kalbin olan bir kılıç gibi taşıdın masumiyeti
yoruluyor kapıların artık açılmaktan
yazgın bile yadırgıyor tüm bu olanları
kendini çıkartamıyorsun bir camın ardından bakınca
üzülme, herkes kendine dönüşür hikayenin sonunda..

neşen; o külden şato, bana eski bir yangını anımsatıyor..
ve sen seviniyorsun, yaşanmamış günleri hatırladıkça..
çünkü ben de hatırlıyorum:
elinde ince bir defter, yeşil ve telaşlı..
gölgeden soluk, ayın on dördünde gibi canlı..
öylece duruyordun, güzel olmak için hiçbir sebebe ihtiyacın yoktu..

şimdi iki kişi biniyor otobüse
biri sen değilsin, biri ben değil.
su almaz güneşi battığında güneşin
gözlerini kapat, göreceksin;
gerçeğe üstünlüğünü güzel düşlerin..

bırak, herkes unuttun sansın
sen al bu şiiri çeyizine kaldır..”

Muzaffer Serkan Aydın
İZDİHAM

İzdiham Dergisi 32. Sayısında birbirinden güzel yazılar, şiirler, çıldırmalar, öyküler ve denemelerle okuyucusuyla buluşuyor. Kapakta viyolonsel çalan Vedran Smailovic.  Bosna yerle bir edilirken her enkaza smokinini giyerek ağıt yakan Vedran’ın iç burkan hikayesini okuyacaksınız. Arka kapakta ise saçlarını üfleyince tarak uzattığımız Naim Süleymanoğlu. İzdiham, unutulmaz bir sayı daha sunuyor. İzdiham Dergisi 32. Sayısına Buradan Ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın