Mustafa Melih Erdoğan, Sana Dedim, Herkese Söyledim, Bütün Dünyaya Bilendim

İrfan’a

Bizim izinlerimiz yandı.
Bomba patladı böyle oldu
Duvar yıkıldı, har yüreklere su saçıldı
Buzdolaplarının karı eridi
Muslukları açık unuttular evlerini su bastı
Dolar yürüdü altın fırladı
Böyle oldu.
Bizim izinlerimiz yandı
Eve çağırdılar

Her çapraz yol kestirme değildir
Eve gidenlere bunu söylemeleri gerekirdi
Karanlık beyaz oda, kirli duvar
Kirli beyaz aslında beyaza ihanettir.
Bunu da bilmeliyiz.
Aklım karışık
rahmaninova saygımız müslümanlığımızdan olamaz hiçbir zaman
canlı değildir canlı bombalar sonra neden maden suyu satılmaz
afrikada onların da geğirmeye ihtiyacı var karaborsa dört şeyde
tutmaz: silah, esrar, sigara, sendrom her paketin içinden hediye
çıkmayabilir bomba olabilir bomba, bomba, bom!

Nezarette ne var?
Karakollar, betonarme ve balkonları tramplen
Bana bir gün doğumunu hediye etti
Her doğan günü avurtlarıma doldurmayı
Bir şarkı gibi kusmayı güneş batarken

Tatiller iptal
Çağırıp duruyorlar
Gün doğumu ve hiç batmayan güneş denize doğru
Başaran’da köfte, Çerkez’de kahve
Benim de kanuni hakkım
Beni deli edecek bu teşkilat
Beni deli edecek bu dünya
Beni deli edecek cumartesiler

Hep dilimin ucundaki
Toprak yine toprak sonra yine
Toprak ha Moğolistan’da olmuş ha Türkiye’de
Bu benim ikinci gemim
(Yani gemim derken gem
Gemi değil, atlarınkinden)
Birincisi yok olmadı da hiç
Yani birinci gem ne olabilirdi ki toprak varken

Merkez! Alo merkez!
Namazdaki gibi dur!
Sadece namazdaki gibi dur!
İnsanın kalbi göğü görmedikçe düzde ancak yorulur.

 

Mustafa Melih Erdoğan
İZDİHAM

İzdiham Dergisinin 29. sayısı çıktı.  İzdiham 29. Sayısını hiçbir şey için okumayacaksanız bile 00.05.1965 tarihinde Elazığ Akıl Hastanesi’nde yatan Urfalı bir hastanın Allah’a yazdığı mektup için okuyun!   İzdiham 29. sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın