Mustafa Kutlu İle Uzun Hikaye Üzerine Kısa Bir Söyleşi Yaptık

Uzun Hikâye’si gösterime girecek olan Mustafa Kutlu ile konuştuk.

 

Osman Sınav’ın yönettiği, Mustafa Kutlu’nun ”Uzun Hikâye”si, yarın seyirciyle buluşacak.

Osman Sınav’ın yönettiği, ”Uzun Hikâye” yarın seyirciyle buluşacak. Başrollerini Kenan İmirzalıoğlu, Altan Erkekli, Güven Kıraç, Zafer Algöz, Tuğçe Kazaz, İsmail Hakkı Ürün, Kürşat Alnıaçık ve Erkan Avcı’nın paylaştığı film 1940’lı yıllarda ufacık bir çocukken dedesiyle Bulgaristan’dan göç ederek Eyüp’e yerleşen Ali’nin (Kenan İmirzalıoğlu) hayatını konu ediniyor. Mustafa Kutlu’nun en sevilen eserleri arasında sayılan Uzun Hikâye kitap olarak yayınlandığı günden beri hiç eksilmeyen bir ilgi ile takip edilmiş ender kitaplardan. Zaten önemli olan da kitapların çok satmasından ziyade sürekli satması değil mi? Uzun Hikâye çok satanlar listesinde olmadı ama hep satanlar listesinde devamlı olmuştur.

Filmle ilgili “Uzun Hikâye”nin yazarı Mustafa Kutlu’yu aradık ve görüşlerini sorduk.

Mustafa Kutlu “Ağlayabiliyorsak, demek ki hâlâ yaşayan bir kalbimiz var.” dedi.

 

Film bu hafta gösterime giriyor, ne düşünüyorsunuz?

Osman Sınav’a bu projeyi 10 sene evvel verdim. Sonra da “Ne yaptın?” diye hiç sormadım. Osman Sınav çok sanatçı bir çocuk… O zaten güzel işler yapar, eminim çok güzel bir film olmuştur. Olmuştur, diyorum çünkü henüz filmi izlemedim. Galaya da gitmedim, bunu da yanlış aksettirenler oldu, ben sinemayı çok severim. 8 yaşından beri sinemaya gidip film izlerim ama rahatsızlığım nedeni ile kapalı mekânda duramıyorum. Gitmeme nedenim budur.

 

Ne zaman izleyeceksiniz filmi?

DVD’si çıkınca çocuklarımla beraber evde oturup izleyeceğim inşaallah. Ben de bekliyorum çıkmasını.

 

Galaya gidenler size anlattılar mı, ne düşünüyorlar?

Galaya gidenler “muhteşem” diyorlar. Osman zaten çok başarılı bu konularda… Kenan da “Hayatımın rolünü oynadım.” diyor. Filme giden herkes ağlamış, filmi ağlayarak izlemişler. Bu da hâlâ kalbimizin yaşıyor olduğunu gösteriyor.

 

 

İZDİHAM

 

 

İzdiham'ın 37. sayısında Rainer Maria Rilke'nin vasiyetnamesi Sema Peltek'in çevirisiyle Tükçe'de ilk kez İzdiham'da yayımlanıyor. Müslüm Gürses’i kapağına taşıyan İzdiham Dergi’nin Ekim-Kasım sayısı; Meltem Gülname Kaynar’ın hazırladığı İzdiham Maarif Takvimi’yle başlıyor. Rilke’nin Vasiyetnamesi ilk kez Sema Peltek'in çevirisiyle Türkçe yayımlanırken Gökhan Özcan’ın kendine has bir tarzda yazdığı yazısıyla devam eden bu sayıda Gerard de Merval’in morg kaydına yer veriliyor. Erhan Tuncer köşesinde Yeşilçam Şiirlerinden oluşan bir yazı dizisine başlarken; birbirinden farklı üsluplarıyla dikkat çeken ve bu sayıda yer alan yazarlar: Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Çağatay Hakan Gürkan, Dilek Kartal, Faruk Aksoy, Furkan Güngör, Güray Süngü, Hakan Göksel, İbrahim Varelci, Melda Zirek, Muhammed Güleroğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Seda Nur Bilici, Talip Kurşun, Tuğba Karademir, Turan Karataş, Yasin Kara. Şiirleriyle: Bülent Parlak, Abdülhamit Güler, yer alırken; öyküleriyle: Arzu Özdemir, Emine Şimşek, Zeynep Kahraman Füzün; masalıyla: Meryem Ermeydan yer alıyor. Filmler ve Replikler köşesini Berat Karataş hazırladı. Etibar Hesenzade Şehriyar'ın biyografisini yazdığı, Arzu Özdemir'in de bir şiirini çevirdiği dergide: Enes Aras, Mercedes Kadir’i; Ferhat Toka, Cahit Zarifoğlu’nu; Özer Turan, Bakunin’i; Yunus Meşe, Kadı Burhanettin’i anlatıyor. Röportajlarda; Beyazıt Bestami dolarla, Hacı Ahmed Eriş oto tamircileriyle, Mustafa Toprak Ahmet Hamdi Tanpınar ile konuştu. izdiham dergisinin 37. sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.    

Bir Cevap Yazın