Müslüm Yüksel, Annemin Ahı

ayaklarımı uzatıyorum
daha dünyaya çok var diyor annem

ah aklım
dünya hesap edilemez bir sancıdır
bu gölge taşınan korulukta
bu sekizinci günah yazan ağıtta
neticesiz bir ağrının sonudur

diyorlar ki
bilmediğin bir dilde ağla
yoksa kül
yoksa bütün çirkin ağızlı yokuşlar
soluğu üzgün bir güne leke
az kalmış bir sabahın en korkunç fikriyim
sadece inanmak gelmiyor içimden
az korku, fena umur taşındım

izledim
dünya incinmiş bir yara
soğuk bir yüze taşı anlatmanın
ayıbıdır bitmekte olan
ne ki
günlük bir giysi gibi yerleşiyorum
siyah koltuktaki çukuruma
unutulmuş bir yaşantı gibi
iliştiriliyorum fotoğraf albümlerine
bir çocuk ağzıyla sesleniyorum
dünya diyorum
merhamet yoksunu
bir pencere
içeri giriyorum
mavilikler nerede

dargın öleceğim
daha dünyaya çok var diyor annem

döküldüm
dünya çaresi mevcut bir mağlubiyet
tahta bir sandık, kuru bir gök, incinmiş bir söz
birincisi yok, ikincisi düştü, kalanını ise kırdılar
yakalar da yok artık
güllü mendilleri taşıyacak
ağızlar da
güzel yüzlü mekanların hepsini bir bir kapadılar
-ülkesi yok günlerin-

anne diyorum
daha dünyaya çok var

Müslüm Yüksel
İZDİHAM

“İzdiham, 31. Sayısında kapağı okuyucuları istediği şekilde tamamlasınlar diye manşeti siz atın dedi.” İzdiham Dergisi’nin 31 sayısı müthiş bir içerikle okuyucusunun karşısına çıkıyor. Edebiyat dünyasında yeni bir çığır açan İzdiham’ı mutlaka okuyun. İçeriği ile göz kamaştıran İzdiham’ın 30. Sayısı okuyucusuna anlamı büyük, yıllarca saklanacak bir hediye de veriyor. Herkes, herkesle gerçekten selamlaşsın diye.
İzdiham dergisinin 31. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın